'Estetik operasyonundan kornea nakline uzanan 3,5 yıl'

Üç hafta aranın ardından tekrar 'merhaba'. Geçirdiğim kornea nakli sonrasında yazılara biraz ara vermiştim. Ameliyat sonrası merak edilenleri yanıtlayıp hayatımıza devam edelim. Evet, bazı acılar vardır; ne kadar anlatırsanız anlatın eksik kalır. Bazı yaralar vardır; sadece yaşayan bilir...

Esin Övet

Esin Övet

Tüm Yazıları Görüntüle

'Estetik operasyonundan kornea nakline uzanan 3,5 yıl'

Ben tam 3,5 senedir hem fiziksel hem de ruhsal olarak çok ağır bir sağlık mücadelesi veriyorum. Zaten bilen biliyor…

Bir estetik operasyon sonrası hayatım bir anda değişti.

İlk başta sadece görüntüm değişti sandım aslında. 

Gözlerimi açamaz oldum, gözlerim cayır cayır yanıyordu. 

Sonra çok ciddi bir mücadele başladı. 

Çünkü kimse bilmiyordu, kimseye anlatamıyordum. Bu zaman zarfında hem normal hayatımı sürdürmeye çalışıyor hem de kimseye fark ettirmeden iyileşmeye uğraşıyordum.

Çünkü o estetik operasyondan sonra iki gözümde de kalıcı hasarlar oluştu. 

Özellkle sol gözümde gelişen limbal kök hücre yetmezliği nedeniyle görmemi neredeyse tamamen kaybettim.

Ve bu süreç bizi kornea nakline kadar getirdi.

Ama inanır mısınız… 

Yaşadıklarımın en zor kısmı sadece hastalık değildi; sessiz kalmaktı.

Bu olayın ardından ilk 8 ay boyunca kimseye hiçbir şey anlatmama ve kendi kendime iyileşmeye çalışmamın sebebi babamın da hasta olmasıydı. 

Annemi daha fazla üzmek istemedim. 

Her şeyi içimde yaşadım. Sonra hayat peş peşe başka acılar getirdi ve bu zaman zarfında babamı kaybettim, teyzemi kaybettim, annem ameliyat oldu…

Anlatamayacağım, hatta sıralayamayacağım kadar çok dost kazığı yedim.

Gözüm kapanmıştı belki ama şimdiye kadar meğer hiç göremediğim şeyleri de görmeye başlamıştım.

Ben ise bir yandan gözümü kurtarmaya çalışırken bir yandan da ayakta kalmaya çalışıyordum.

Evet, o süreçte çok kilo aldım. Fiziksel görüntüm de ciddi şekilde değişti. İş hayatımda da ağır darbeler aldım derken bugüne geldik.

Gözümü kaybettiğimi anladığım o şok günlerinde, ilk on gün içinde yolum Prof. Dr. Banu Coşar ile kesişti.

Hayatım boyunca unutmayacağım insanlardan biridir. Çünkü bana bir gün bile “of” demedi. Bir gün bile umudumu kırmadı. Ben bazen kendime inanamazken o bana inandı. Hep aynı şeyi söyledi; “Esinciğim, iyileşeceğiz.”

Ve 3 hafta önce de 3,5 senenin sonunda kornea naklimi gerçekleştirdi.

Bu zaman zarfında çok doktora gittim. Banu hocaya devam ederken başka doktorlara da gittim ama gerçekten hakkını ödeyemem ne desem az kalır kendisine... Ben pes ettim zaman zaman Banu Hoca etmedi.

Bu süreç kolay mıydı? Elbet değildi.

Bu noktaya gelmek burada yazdığım kadar kolay değildi.

Gerçekten çok zordu. 

Çünkü sadece sağlıkla değil, hukukla da mücadele ettim. Sustukça suçlandık, konuştukça yanlış anlaşıldık.

Ama ben hiçbir zaman kimseyi karalamaya çalışmadım. 

Tek derdim başıma geleni anlatabilmekti. Çünkü belki bir kişinin bile bilinçlenmesine vesile olabilirdim.

Bu süreçte çok dava gördüm, çok mücadele verdim, hâlâ da veriyorum. 

3,5 sene dile kolay. 3 degil, 3 ay değil. Kasımda 4 sene olacak.

Ama bugün dönüp kendime baktığımda şunu görüyorum; ben vazgeçmedim, vazgeçmeyeceğim. Önümdeki tek hedef iyileşmekti.

Ve kornea nakli hakkında karar verdiğimiz ana kadar bu süreçte yanımda olan insanlar da vardı. Onları unutmam imkânsız. 

Hatta istiyorum ki bu ameliyata gelene kadar yaşadıklarımızı doktorum Banu Coşar’la birlikte anlatalım.

Çünkü bu süreçte bazı plastik cerrahlar beni eleştirdi, bana kızdı. 

Oysaki ben sadece başıma gelen olayı anlatmaya çalıştım ki bir daha kimsenin başına böyle şeyler gelmesin diye… 

Üstelik ben ilk sekiz ay sadece iyileşmeye çalışıp gizlediğim noktada “Esin yalan söylüyor. Gözünde birşey yok” dendiği için mahkemeye verdim. benim derdim mahkeme yoluna gitmek değildi. sadece iyileşmeye çalışmaktı. 

Ama bu bile yanlış anlaşıldı. 

Neyse… 

Artık geriye dönmeyeceğim. Geçmişte konuştuklarımı tekrar burada yazmayacağım, anlatmayacağım. Zaten her şey kayıtlarda var.

Çünkü ilk günden beri tek derdim gözümü iyileştirmekti. Kimseyi karalamadan, kimseyi incitmeden… 

Hiç kimse böyle bir sonucun yaşanmasını tabii ki istemez. 

Ama olduğunda da çözüm üretmek gerekir. Benim yaşadığım süreçte ise ne yazık ki, çözüm üretmek yerine suçlandım. 

Ben ise sadece düzelmek ve iyileşmek için uğraştım.

Neyse gelelim bugüne!!!

Nakil sonrası bana en çok sorulan iki soruya da buradan toplu cevap vermek istiyorum;

Evet… Kornea nakli bir organ nakli değil, doku naklidir. Çünkü kornea gözün damarsız bir dokusudur.

Ve evet… Kornea sadece hayatını kaybetmiş kişilerden, yani kadavra donörlerden alınır.

Bu yüzden bugün taşıdığım bu ışığın içinde hiç tanımadığım bir insanın emaneti var.

Belki de bu yüzden artık hayata çok daha farklı bakıyorum…

Şu an gözüm hâlâ tam görmüyor. Renk değişikliği var. 

Ama doktorum bunun zamanla düzeleceğini söylüyor.

Bu 3,5 yıl bana çok şey öğretti.

İnsan bazen sadece bir gözünü değil; eski hayatını, bildiğini sandığı şeyleri de kaybediyor.

Ama yine de içindeki umudu kaybetmemeye çalışıyor.

Ve hiçbir şey için umudu kaybetmemek, ayakta kalmak çok önemli. 

Size en büyük tavsiyem; başınıza ne gelirse gelsin lütfen şikâyet etmeyin. Ayağa kalkın ve yürümeye devam edin.

Yazan arayan mesaj atan yolda durdurup bana sarılan hiç tanımadığım insanların şahane mesajları o kadar güzeldi ki hepinize içten içten içten teşekkürlerimi bir borç bilirim hepinizi öpüyorum önümüzdeki günlerde daha güzel gözlerle hepinizi göreceğim.