Kadın olmanın incelikli üstünlüğü

“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”

“Yeryüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”
Mustafa Kemal Atatürk

Hayat da böyle değil mi; dişi ve erkek duygularla donatılmıştır. Tek başına bir bireyin var olamadığı gibi, kadın erkek olmadan, erkek de kadın olmadan düşünülemez. Bütün olmaya, bütünleşmeye ihtiyaç duyarız. Bu bütünleşme sadece bizim toplumumuzda mı bu kadar sancılı oluyor diye düşünmeye başladım. Son yıllarda her gün kadına şiddet, mobbing, taciz, töre cinayeti, çocuk gelin olaylarıyla karşılaşıyoruz. Çok üzücü ama sanki kadın erkeğin hayattaki güç mücadelesinin, zaaflarının, hatta cinnetinin mağduru oluyor. Bu erkekleri yetiştiren annelerin de kadın olması ise başka bir paradoksu ortaya koyuyor bir yandan.

Kadın ve erkeğin toplumdaki dengesi dünyayı kurtaracak gibi geliyor bana. Önce bireyler kendini sevmekle başlamalı bu uzun yola. Kadın üretken ruhunu güzel nesiller yetiştirmekle beslemeli. Erkek de vatanını koruduğu gibi anasına, kızına, sevdiğine bakmalı. Onu incitmekten, ona toz kondurmaktan korkmalı! Çocuklarımızı hatalarıyla, zaaflarıyla sevsek, kabullensek ve onları yüreklendirsek... Biz kadınlar erkeği toplumda güç abidesi, para kaynağı olarak görmesek, kendi ayaklarımızın üstünde yere sağlam basan kadınlar olarak yan yana yürüsek beraber. Çocuğumuza baktığımız gibi şefkat perdesinden bakabilsek eşlerimize…

Önce sevgi ile başlıyor her şey; sevildiğini bilen çocuk toplumda kendini hep güvende hissediyor. Güvenli liman arayışının ötesinde, yeni ufuklara açılmak heyecanında yaşamalı; Atatürk’ün “Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır” sözü benim için hep yol gösterici olmuştur.

Kadın hayatın ona sunduğu incelikle, sahip olduğu güçle buluşmalı ve yeniden bir dünya yaratmaya gönüllü olmalıdır.

Ayna Ayna Söyle Bana
Dünyaya geldiğimizde, gözümüzü açıp nefes aldığımız andan sonra ilk olarak bu dünyada kapladığımız yere bakılır. Çocukluk döneminde boyumuz ve kilomuz, hayatımızın geri kalanında hiç olmadığı kadar sık kontrol edilir. Sonra bir gün büyürüz. Kontrol bize geçtikten sonra birçoğumuz için artık tartımızdaki rakamların pek önemi kalmaz. Ta ki kilo ya da sağlık sorunu yaşayana kadar. Sonra istesek de istemesek de tartımızla yüzleşmeye başlarız. Artık beslenmemizin düzenlenmesi gerektiği gerçeğiyle karşı karşıyayızdır. Bu satırları okuduğunuza göre siz de benzer bir süreçtesiniz.
Hadi o zaman biraz kendimize zaman ayıralım ve harekete geçelim.



Bal kabağı deyip geçmeyin…

Bal kabağı hem yetişkinler hem de minik gurmeler için kış aylarının vazgeçilmez meyvelerinden. Muhteşem turuncu rengiyle sofralarımıza renk, sağlık ve lezzet getirir.

İşte faydaları
• Lif içeriği yüksek olduğu için uzun süre tokluk sağlar. Dolayısıyla kilo vermeye yardımcıdır.
• Sindirim sistemi problemi yaşayanlara iyi gelir, yüksek lif içeriği sayesinde kabızlığı önler.
• Nişasta, şeker, yağ, çinko, magnezyum, beta karoten, A, B ve C vitamin içeriğiyle tam bir vitamin deposudur.
• Ayrıca potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir deposudur.
• Hem göz hem de beyin sağlığı için mükemmel bir besin. Şeker içermesine rağmen kalorisi çok yüksek değildir.

1 Günlük bal kabağı detoksu
Sabah

1 kase bal kabağı detoksu
Ara
Ödem çayı
Öğle
1 kase bal kabağı detoksu
Ara
Ödem çayı
Akşam
1 kase bal kabağı detoksu

Bal kabağı detoksu
Malzemeler

• 3 kase küp doğranmış bal kabağı
• 1 çubuk tarçın
• 3 adet karanfil
• 1 kahve fincanı su

Hazırlanışı
Soyulmuş, yıkanmış, küp doğranmış bal kabağını tarçın, karanfille birlikte bir kahve fincanı suda diri kalacak şekilde suyunu çekerek pişirin. Afiyetle yiyin.

Ödem çayı
Malzemeler

• 1 adet maydanoz sapı
• 1 fındık tanesi kadar zencefil
• 4-5 dilim limon
• Yarım litre su

Hazırlanışı
Malzemeleri bir taşım kaynatın. 5 dakika bekletip süzün. Soğuk ya da sıcak olarak öğün aralarında için. Şeker ya da tatlandırıcı ilave etmeyin.

Yapın!
• Kendinize inanın asla pes etmeyin, sabırla ulaşılmayacak hedef yoktur.
• Susuz kalmayın; su sizin varlık nedeniniz. Kışın 1.5-2 litre, yazın ise 2-3 litre.
• Karnım niye şiş diyorsanız asitli içeceklerden uzak durun.
• Her gün yürümeye çalışın.

ŞEYDA’NIN perisi
Kafasına koyduğunu yapana ‘kadın’ denir.
ŞEYDA’NIN delisi
İşine geleni yapana ‘erkek’ denir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.