Doğru kişinin peşinde

Doğru kişinin peşinde

Boşanma haberi almadığımız gün yok galiba. ‘Uzun yıllardır birlikteyiz’ cümlesinin ise ‘büyüklere' özgü kaldığı zamanlardayız. Peki sorun kimde?

Yazı: Burçin Öztınaz

Belki de ‘sorun sende’ de değil ‘bende’ de! Doğru kişiyi bulmanın bilimsel yollarını göz ardı etmişizdir bunca yıl, olamaz mı?

‘Aşkın Düşüşü’nü yaşıyor gibiyiz. Tam ‘Buldum’ derken kaybediyor, ‘Gerçek’ ve ‘Çıkarsız’ olanı özlüyoruz. Modern zamanla birlikte zorlaşıyor aşkı bulmak, yaşamak, sürdürmek. Evlilik de bu durumdan nasibini alıyor elbette. Bilgiye, iletişime, hatta ilişkiye ulaşır olmak kolaylaştıkça, aşkların gerçekliği sorgulanıyor. İletişimin kısıtlı, isteklerin limitli olduğu zamanlardaki gibi değil hiçbir şey ve aynı yastıkta kocamak ihtimali eskisi kadar yüksek görünmüyor birçoğumuz için. Tüm bunlar, aşka dair umutsuzluğa sürüklüyor insanı ilk başta. Ama umudumuzu kaybetmek yerine yapmamız gereken aşkı yeniden tanımlamak belki de! İlişkiden beklentilerimizi gözden geçirmek, eş seçimi konusunda bilimsel cevaplara güvenmek... Tüm bunlar, yeni ve mutlu ilişkilerin kapısını açacak anahtar olabilir. Denemeye değer!

Hangi Eş Bana Uygun?
İşin sırrı ne mi? “Eş seçiminde kendimize ait biyolojik özellikleri öğrenmek ve onu nasıl kontrol edeceğimizi bilmek daha mutlu ve huzurlu bir hayat için bize yol gösterecektir” diyor Uzman Klinik Psikolog/Psikoterapist Cenk Kahvecioğlu. Eş seçiminde nöral sistemin rolü ile ilgili yaptığı çalışmaların sonuçlarını 2015 yılında Milano’da yapılan 14. Avrupa Psikoloji Kongresi’nde sunum olarak paylaşan Kahvecioğlu ile, hormonların eş seçimi üzerindeki etkisini konuştuk.

Anahtar Kelime; Uyum!

Cenk Kahvecioğlu, “Kültürümüz gereği evlenmek bizler için önemli. İnsan hayatındaki en önemli seçimlerden birisi eş seçimi” diyor ve soruyor: “Peki eşimizi nasıl seçiyoruz? Kriterlerimiz nedir? Bu kriterler evlilik kurumunu devam ettirmeye yeterli mi?” Sorunsuz devam edecek bir ilişki için anahtar kelimenin ise uyum olduğunu söylüyor. Peki kim, kiminle uyumlu ve daha rahat anlaşabilir? Doğru seçimi nasıl yapacağız? Bu yazıyı yazarken, ‘Yakın çevremdeki en mutlu çiftler kimler?’ sorusu üzerine bolca düşündüğümü itiraf etmeliyim. Bu sorunun cevabını düşündüm ve sonrasında bu çiftlerin ortak özelliklerinin neler olduğunu listelemeye çalıştım. Hepsinin ortak noktası aslında birbirlerini oldukları gibi kabul etmeleriydi... Uzman Klinik Psikolog/Psikoterapist Kahvecioğlu, eş seçiminde en çok yaptığımız  hatanın, kişiyi dışarıdan gördüğümüz gibi anlamaya çalışmamızdan kaynaklandığını söylüyor. “Eş adayı evine bağlı mı? İşi var mı? İyi bir eş ve ebeveyn olacak mı? Genel olarak bunlara bakılıyor. Ama gerçekte bunlarla bir kişinin gelecekte nasıl bir insan olacağını anlamak mümkün değil ve bu durum bizi yanıltabiliyor. Bu noktada beyin kimyamızın nasıl olduğunu anlamak bizi daha doğru sonuçlara götürüyor. Yaptığım araştırmalara göre, geleneklerine bağlı ve sakin bir eş arıyorsak o zaman nörolojik olarak ‘serotonin baskın tip’ diye adlandırdığımız kişiler bize uygun olabilir. Eğer siz ‘dopamin baskın tip’ biri ile evlenirseniz, o evliliğin yürümesi zorlaşır. Çünkü o kişiden beklentileriniz karşılanmayacak ve o hiçbir zaman sizin istediğiniz kişi olmayacak.”


Baskın Nöral Sistem ve Eş Seçimi
Hepimiz farklı farklı özelliklere sahibiz. Kimimiz daha uyumlu, kimimiz daha baskınız. Bazılarımız dağınık, bazılarımız düzenli. Bazılarımızın otoriteyle bir sorunu yokken, kimimiz bunun yaratıcılığımızı öldürdüğünü, özgürlüğümüzü kısıtladığını düşünüp gerilebiliyoruz. Diploma ve para bazılarımız için önemli, bazılarımızı pek de ilgilendirmiyor. Peki bu farklar neden kaynaklanıyor? Kahvecioğlu, “Bu sistemler bizim genetik yapımıza bağlı olarak ortaya çıkar ve anne karnındayken bizim beynimizdeki nöron yapısının oluşmasına etki eder. Bu etkiden dolayı da insanların hayata bakış açıları, olayları değerlendirişleri değişir. Dört farklı hormonla isimlendirilen tipleme (sistem) var. Aslında bu hormonların hepsine sahibiz, ancak kişilerde bunlardan bir tanesi daha baskın ve bu, o tipi oluşturuyor. Bu sistemlere, yapılarına uygun olarak verdiğimiz isimler var” diyor ve bu dört başlığı şöyle sıralıyor:

Meraklı-Enerjik/Kaşif (Dopamin)
Baskın yapı dopamin ve norepinefrindir. Bu tip kişilik adeta yaşamın tortusunu içer. Duygu arayıcıdır. Can sıkıntısına karşı duyarlıdır. Aşırı ve sürekli enerjiktir. Dürtüsel olma eğilimi vardır. Yaratıcılık yönü gelişmiştir. Ertelemeci bir yapısı vardır. Uyum sağlayabilir. Optimisttir. Çok fazla güvenilmez çünkü dürtüsellikten dolayı sözlerini tutmakta zorlanır. Kontrol edilemez, dağınık ve agresif olabilir. Dopamin; testosteronu tetikler, serotonini bastırır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.