Güç gösterisi

Güç gösterisi

Hem erkeksi hem seksi! Son yıllarda tek tip olmayı reddeden, stiliyle fark yaratan, güçlü kadınların ayak sesleri hiç eksilmiyor. Modanın sokaklardaki en zıt yanılsaması maskulen stil, aslında bir çeşit güç gösterisi. Bu güçlü stilin dünyasını tanımanınsa tam zamanı.

Yazı: Aslıhan Sever

Maskulen stil, her sezon karşımıza çıkmaya devam ediyor. Zıtlıkların insana çekici ve farklı gelmesinin yarattığı özgün ve rahat stili, biz de her sezon stilimize bir şekilde yansıtıyoruz. Peki nereden çıktı bu moda? ‘Kadınlar neden erkeksi bir stile sahip olmak istedi?’ dediğimiz noktada, aklımızda hemen Fransız moda tasarımcı Gabriella ‘Coco’ Bonheur Chanel’in ve ardından Yves Saint Laurent’in belirmesi normal. Chanel’i anlayabilmek içinse dönemin özelliklerinden yola çıkmak gerekiyor. Zaten moda da böyle bir şey değil mi? Her dönem kendi modasını yaratıyor. 1900’lerde başlayan ve 1928 yılında zirve yapan Chanel serüveni de aslında kadın erkek eşitliğini savunur nitelikte... Kadının süs bebeği olduğu algısına, çalışan ve güçlü kadın imajıyla yanıt vermek Chanel’in yarattığı stil ise protest bir tavır içeriyor.


Bianca Jagger, 1972

The Great Gatsby filmini hatırlayın. İhtişamı ve ışıltıyı içinde bulunduran flapper döneminde kürk, otriş, püskül, abartılı taşlarla bezeli saç aksesuarları ve şapkalar dönemin önemli stil kodlarını oluşturuyor, ancak Chanel bu dönemde zamanın stil algılarını değiştirecek şekilde tasarımlar yapıyor ve günlük giyiminde bunları kullanmaya başlıyor. Siyahı yas rengi olmaktan öte şık olarak tanımlayan, korseyi rahatsız halinden dolayı terk eden ve pantolonun seksist bir kıyafet olmadığını savunan bir tarz... Kadınların da pantolon giyebileceğine yaptığı vurgu o kadar başarılı oluyor ki, kadınlar kendileri için yapılan bu korseli, abartılı kıyafetlerden kurtularak adeta özgürleşmeye başlıyor. Sonrasındaysa, Chanel’in suit’lerindeki feminen unsurları çıkarıp tamamen maskulen bir tavırla kadını beyaz perdede smokinle tanıştıran isim Yves Saint Laurent oluyor. Yves Saint Laurent’in süit giydirmeyi başardığı, dönemin önemli moda ikonlarından biri de Bianca Jagger. Bu da demek oluyor ki pek çok kadın maskulenin izinden gidecek. Nitekim öyle de oluyor. Maskulen stilin tohumları artık net olarak modanın topraklarına salınıyor. Smokin giyip yine de çekici gözükmeyi başaran moda ikonlarını gören kadınlar, günlük olarak bu tarzı kullanmak ister hale geliyor. Böylelikle Yves Saint Laurent pret a porter satışlarına başlıyor. Giorgio Armani’nin takım elbiseleri Yves Saint Laurent’ten sonra öyle dikkat çekiyor ki, tomboy stili de böylelikle yerini buluyor ve erkek otoritesine karşı olan kadınların modernist bir moda algısını benimsemesiyle bu stilin yolculuğu devam ediyor. Günümüze gelindiğindeyse Jil Sander, Dolce Gabbana, Acne Studios maskulen stilden ilham alan markalar arasında yerini alıyor. Kate Lanphear, Kate Moss, Victoria Beckham da stilin en başarı temsilcileri arasında.


Coco Chanel, 1920

Elegan üstü maskulen
Coco Chanel’in en önemli stil tüyolarından biri her zaman elegan olmasıydı. Üstelik bunu sadece feminen giyinerek yapmadı. Bu da onun fark yaratmasına sebep oldu.


Randolph Churchill,  Coco Chanel, Winston Churchill

Victoria Beckham stiliyle öyle güçlü bir tavır sergiliyor ki, son zamanların en konuşulan isimlerinden biri olması kaçınılmaz. Hem stilinde hem de tasarımlarında maskulen tarzı sıklıkla kullanan Beckham’ın ikonikleşmesine tanık oluyoruz.