P&G günleri

Zeynep Kutlay Özcan'la iş hayatı üzerine...

P&G günleri


İş hayatına atılmadan kendinize bir kariyer planı çizmiş miydiniz? Yoksa her şey tesadüfen mi gelişti?
Pazarlama konusunda ve global bir şirkette çalışmaya Amerika’da master eğitimi aldığım dönemde karar vermiştim. Bu çerçevede başvurduğum P&G’den olumlu yanıt aldım ve 1995 yılında çalışma hayatına başladım.

Kariyer anlayışınız nasıl? Büyük bir yerde çalışıp yükselmek mi, yoksa şirket değiştirmek mi?
1995 yılından beri P&G’de farklı pozisyonlarda çalışıyorum. 15 yıldır P&G’de olmaktan çok mutluyum. P&G insanlara başarılı olabilecekleri ortamları sunan, çalışanına değer veren bir kurum. Özellikle içeriden terfi sistemini tüm dünyada en iyi şekilde uygulayan kurumların da başında gelen P&G, çalışanına başarı kapılarını açarak ve bu başarılarını destekleyerek yükselme imkanı sunuyor. Bu çerçevede, herkes gibi benim de, çalışma hayallerimde P&G ilk sıradaydı.

Burada çalışmak size neler kazandırdı?

P&G’yi bu günlere taşıyan güçlü amaç, prensipler, değerler ve kurumsal kimlikten bir P&G’li olarak gurur duyuyorum. P&G’de tüm çalışanlara en iyi performans sergileyebileceğimiz ortamlar yaratılıyor ve destekleniyor. İş birlikteliği yaptığımız donanımlı ve başarı odaklı çalışan tüm aile fertlerimizin katkısı da yadsınamaz.

Kariyeriniz adına verdiğiniz en doğrukarar neydi?

Kariyerim adına verdiğim en doğru kararın, pazarlama seçimi ve en önemliside P&G’yi tercih etmem olduğunu söyleyebilirim.

İş hayatında karşılaştığınız en büyük zorluk ne oldu?
İş yaşantımda büyük bir zorlukla karşılaştığımı söyleyemem. Kendi kişisel değerlerimle bu kadar örtüşen, doğru işin yapıldığından emin olduğum ortamda kendimi güvende hissediyorum. Bu güvence ile önceliğim iş ve organizasyonu geliştirmeye odaklanmak oluyor. Mevcut görevimde, güncel pazarlama dinamikleri konusunda yeni beceriler kazanmak ve pazarlama organizasyonu geliştirmek önceliklerim arasında yer alıyor.

Kendinizle ilgili en çok gurur duyduğunuz an?

2006 yılında Pantene markasının reklam iletişimi ile finale kalmış ve bu sebeple Cannes’a gitmeye hak kazanmıştık. Bir diğer başarımız da organizasyonel olarak yöneticisi olduğum ekibim ile 2009 yılında CEEMEA bölgesinde STAR ödülü almamızdı. Her iki durumda da global arenada Türkiye’nin başarısını sergilemek beni son derece heyecanlandırdı ve tarif edilemeyecek bir gurur yaşattı.Eğitim hayatınızdan bahsedermisiniz?
İzmir Amerikan Kız Lisesi’nden sonra Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdim. Yüksek lisansımı Cornell University’de yaptım. Ama P&G bünyesinde yaşamları iyileştirmek adına her gün yeni bir şeyler öğrenip, bunları bulunduğumuz topluma değer katarak kullandığımız için, eğitim hayatımın hala devam ettiğini söyleyebilirim.

Meslek seçiminizde sizi etkileyen şey neydi?

Matematik ve istatistik alanındaki ilgim ve başarım, bana kariyer rotası olarak finans sektörünü daha cazip gösteriyordu. Amerika’da yaptığım MBA, benim için uygun olan işin aslında pazarlama olduğunu anlamamı sağladı. Ayrıca,birçok farklı ülkeden insanlarla bir arada olduğum ve genç yaşta kendi sorumluluğumu aldığım master dönemi, bana çok şey kattı. Bu sayede, kariyer planlarım, pazarlama ve uluslararası bir şirket olarak şekillendi.

Eğitim hayatınız boyunca nasıl bir öğrenciydiniz?
Üniversiteye girişte üçüncülük derecesi elde ederek başarılı bir başlangıç yaptığım eğitim hayatım boyunca bu başarılarımı sürdürdüm. Dersler konusunda sınırlı kalmayarak Boğaziçi Üniversitesi İşletme Kulübü ve yıllık komitesinde görevler alarak sosyal alanlarda da başarılara imza attım. Yüksek lisans eğitimim sırasında da Türk Eğitim Vakfı bursu almaya ve eğitim gördüğüm üniversitede asistanlık yapmaya hak kazandım.