Bir markanın anatomisi: Muudlab

Renkli, iddialı ve cana yakın bir marka ve yaratıcısı genç girişimciler 'bir markanın ruhu nasıl şekillendirilmeli?' sorusuna cevap veriyor. Girişimci ruhlara hareket çağrımızı yeniliyoruz!


Renkli, iddialı ve cana yakın bir marka Muudlab ve yaratıcısı iki genç girişimci. Canan Soylu ve Ceren Gürşen, ‘bir markanın ruhu nasıl şekillendirilmeli?’ sorusuna karşılık doğru bir yanıt olarak karşımıza çıkıyor. Onların ilham veren hikayesini 5N1K ile özetliyor ve girişimci ruhlara ‘hadi!’ diyoruz. Zamanı geldi!

YAZI: BARAN ALIŞKAN

KİM?

Canan Soylu: Ankara’da doğdum ama ailem sayesinde çocukluğum boyunca ülke ülke gezdim. 2000 yılında ise Türkiye’ye temelli döndük. Bilkent Üniversitesi’nde iletişim tasarımı eğitimi aldıktan sonra yolculuğum İstanbul’da devam etti. Reklam dünyasından PR dünyasına, Soho House Istanbul 27 yaş altı üyelik müdürlüğüne ve ardından tekrar dijital bir ajansa geçtim. Fikirlerimi hayata geçirmeyi ve girişimci bir ruha sahip olduğumu tüm zorluklara rağmen kabullendim. The Altergo adlı güneş gözlüğü markam ise ilk girişimimdi. Ardından restoran ve Influencer’ları bir araya getiren dijital platformum Rezerve’yi hayata geçirdim. Ceren ile birlikte dijital ajansımız The Byte Society’i kurduktan sonra girişimci ruhumuz bizi dürtmeye devam etti ve Muudlab ortaya çıktı.

Ceren Gürşen: Lisede aldığım sanat eğitiminin ardından Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde eğitimime devam ettim. Keşke o dönem ailem meslek seçimimle alakalı ‘sanatla yine hobi olarak uğraşırsın’ deseydi… İyi bir altyapı sağladığını reddetmemekle birlikte, mezun olduktan sonra İngiltere’ye gittim. Orada pazarlama ve reklamcılık eğitimi aldıktan sonra geri döndüm. İlk birkaç yıl pazarlama ve marka üzerine çalıştıktan sonra ajans tarafına geçtim ve beş sene içinde farklı ajanslarda çalıştım. Ardından Canan’ın kanıma girmesiyle kendi işimizi yapmaya başladık. Muudlab’den önce butik ajansımız The Byte Society devreye girdi. Şu an ikisini birlikte yürütüyor ve yaptığımız işten maksimum keyif alıyoruz. Bu sayede 30 yaşımızdan sonra böyle bir hayatın da mümkün olduğunu gördük. İnsanın yaptığı işten keyif alması her şeyi değiştiriyor.

NE?

Muudlab nedir, neler yapar?
Sihirli içerikleriyle ruh halinizi tedavi eden mucizevi kolonyalar! 80 derece alkolüyle ellerinizi mikroplardan korurken, vücudunuza mis gibi parfüm ferahlığı yaşatan ürünler yapar.

NASIL?

Girişimcilik hikayeniz nasıl gelişti?
Biz aynı reklam ajansında çalışırken tanıştık. Ajanstan ayrıldıktan sonra hem düşünce tarzımızın hem hayat görüşlerimizin daha da önemlisi espri anlayışımızın ne kadar benzediğini gördük. İkimizde ortak bulunan bir diğer özellik ise girişimci ruhumuzdu. Sonra dedik ki; ‘hadi bunları bir tencerede pişirelim.’ İlhamımız tamamen başımıza gelen trajikomik olaylar ve onların üzerimizde yarattığı duygu dalgalanmalarının eseri. Yaratıcılığımızı istediğimiz özgürlükte, istediğimiz dilde oluşturabileceğimiz ve uzun zamandır hayalini kurduğumuz Muudlab’i hayata geçirmeye karar verdik. Yapabileceklerimizi en özgür haliyle uygulayabileceğimiz kendi markamızı oluşturduk.

NEDEN?

Neden girişimci olmaya karar verdiniz?
Bu soruya iki farklı pencereden yanıtlayabiliriz. Bir, geleneksel kolonyayı bir üst seviyeye taşıdık. Önceliğimiz kokulardı ve günlük hayatımızda vücut spreyi olarak da kullanılabilmesi için esanslarımızı özenle oluşturduk. Tek bir şişeye tüm ihtiyaçları sığdırdık. Muudlab ürünlerini hem mikropları savması için 80 derecede ürettik hem de ellerimizi ve vücudumuzu nemlendirmesi için içeriğine gliserin kattık. Yani kendi ihtiyaçlarımızdan yola çıkarak yeni bir formül oluşturduk. İki, biz reklam dünyasından geldiğimiz için yıllardır bitmek bilmeyen dayatmalardan çok sıkıldık. ‘Şu arabayı alırsan şu statüye ulaşırsın’ gibi fikirlerin saçmalığını gözler önüne sermek ve dalga geçmek istedik. Bizden beklenen normlarda bireyler olmamız ve daha fazla tüketmemiz için kurulmuş düzene karşı iletişimimizi sarkastik bir dille gerçekleştirdik. ‘Arzulanmak ve karşı konulmaz olmak istiyorsan LOVE sık!’ ya da ‘Statü sahibi olmak istiyorsan CASH sık!’ gibi mottolarla tasarımlar yaptık. Özümüzdeki samimiyet ve sarkazm ile çıktık ortaya. Böylece, tümüyle kendimizi ifade edebileceğimiz bir marka yarattık.

NEREDE?

Yarın ve gelecekte markanızı ve kendinizi nerede görüyorsunuz?
Hayallerimiz büyük! İlk ürünlerimizle markamız için ilk adımlarını attık. Planlarımız arasında birçok yeni ürün, küçük tatlı bir dükkan ve hayata geçireceğimiz bir sürü yaratıcı kampanya var.

NE ZAMAN?

Ne zaman markanıza ‘başarılı’ ve kendinize de ‘ben oldum!’ diyeceksiniz?
İlk olarak şunu söylemekte fayda var; insanlık olarak ne zaman, neyden memnun kaldık ve yeterli bulduk ki? Biz mükemmeli ve ‘başarılı olduk işte’ diyeceğimiz bir nokta aramıyoruz. Onun yerine yaratmayı, hayallerimizdeki işleri, fikirleri hayata geçirmenin verdiği mutluluğu tercih ediyoruz. Çünkü en büyük başarı; o ilk adımı atabilmek, bu adımların devamını istikrarlı bir şekilde sürdürmek ve zorluklara karşı yaratıcı çözümler üreterek pes etmemek.

* Muudlab ürünlerini muudlab.com, hipicon.com, trendyol.com’dan ve Galata Papadopolous Cafe, Vitruta, Lokal Hareket, Design Market, Yirmi Yedi Kuzguncuk, Sanki Atölye’de bulabilirsiniz.

CANAN SOYLU

İlham veren filmim: Vanilla Sky
Başucu kitabım: Najwa Zebian-Mind Platter
İdolüm: Ağabeyim Can Soylu
Çalışma tarzım: Gece saat üçte uyumaya çalışırken aklıma gelen çılgın fikirlerimin beni yatağımda sıçratması ve sabaha kadar üzerinde çalışmak!
Güzellik rutinim: Pek sade, sabah-akşam temiz bir yüzü tercih ederim. Güç içinde ise allık, ruj ve rimel.
Favori şarkım: Bu aralar; Peaches-Justin Bieber
İmza aksesuarım: Yıllardır çıkarmadığım altın zincir kolyem.
Benim kokum: Muudlab CASH
Hayat mottom: Mükemmel diye bir şey yok, harekete geç!
Unutulmaz bir rota: The Edge Hotel Bali

CEREN GÜRŞEN

İlham veren filmim: Groundhog Day
Başucu kitabım: Alain de Botton-Statü Endişesi
İdolüm: Farklı yaş gruplarında idollerim değişti ama hep ortak bir özellikleri vardı. Özgürlüklerine düşkün olmaları ve kim ne der diye düşünmeden hareket etmeleri.
Çalışma tarzım: Eski usul biriyim ve kesinlikle gündüz insanıyım! Defter ve kalem kullanarak çalışırım, diğer türlü verim alamam. Yapılacaklar listesiyle hayatta kalıyorum. Önce kafamdaki işleri listeliyor, ardından öncelik sırasına göre listenin de listesini çıkartıyorum.
Güzellik rutinim: Yüzümü yıkamak dışında mı? Aklıma geldikçe nemlendirici sürmeyi unutmazsam iyidir!
Favori şarkım: David Bowie-The Man Who Sold the World
İmza aksesuarım: İşaret parmağımdan çıkarmadığım yüzüğüm.
Benim kokum: Armani She
Hayat mottom: Sarcasm is my survival kit! (Sarkazm benim hayatta kalma aracım!)
Unutulmaz bir rota: Sekiz arkadaş çıktığımız Barselona tatili. İlk günden tüm paramı ve pasaportumu çaldırdığım, buna rağmen her günü eğlendiğim ve adrenalini yüksek 10 günlük bir tatil.

İLGİLİ İÇERİKLER