Sayılar yaşamınızı dönüştürebilir

Sayılar yaşamınızı dönüştürebilir

Evrende her şeyin bir titreşimi var, sayıların da... Rus matematikçi Grigori Grabovoi, doğru sayıları kullanarak hayatın her alanında dönüşüm yaşanabileceğini ve bedenin de şifalanabileceğini söylüyor.

Gün içinde saatleri sayıyor, para harcıyor, sürekli hesap yaparak yaşıyoruz. Günler günleri kovalarken, takvimleri tüketiyoruz. Günlük hesaplardan teknolojiye her şeyin temelinde rakamlar var ve aslında onların bildiğimizin ötesinde bir gizemi... Bu sırra erişenler, doğru frekansla bilinçlerini yöneterek, hayatı daha yaşanabilir, daha sevgi ve şifa dolu hale getirebiliyor. Bu gizemi hayatında uygulayabilenlerden olan Çiğdem Pehlivan ile sayıların gizemli dünyasına giriş yaptık.

Yunan filozof Pisagor, sayıların gizemi ile evreni ilişkilendirmişti. Öyle ki, sayıların insanların ruhsal, fiziksel, zihinsel olarak tüm hayatını etkilediğini düşünüyordu. Pisagor ve öğrencileri, her şeyin matematikle ilgili ve sayıların nihaî gerçek olduğuna, matematik aracılığıyla her şeyin tahmin edilebileceğine ve ölçülebileceğine inanıyorlardı. “Dünya sayıların gücü üzerinde kurulmuştur” diyen Pisagor için bütün sayıların başlangıcı 1’di. 1, birliği ve tekliği temsil ediyordu. 1, Kuran-ı Kerim’de Elif ile temsil edilir, başlangıçtır. Sayılar, astrolojide de kullanılan temel sistemdir. Arapların sayılarla harfleri eşleştirdiği bir ebcet hesabı bulunur. İbrani Kabala numeroloji sisteminde 1’den 22’ye kadar sayılar ve İbrani alfabesindeki 22 harf bulunur. Her sayının bir anlamı ve etkisi vardır.

İşte tüm bu gizemi yine bir matematikçi, şifa tekniği olarak ortaya koyuyor. Rus matematikçi Grigori Grabovoi, bazı sayıları tekrarlandığında, yarattığı ses dalgaları ve titreşimler aracılığıyla şifa veren bir teknik haline getiriyor. Bu teknik o kadar rağbet görüyor ki, yalnız Rusya’da değil, tüm dünyada uygulanmaya başlıyor. Grabovoi’nin yetki verdiği Dr. Svetlana Simirnov bu öğretiyi Türkiye ile tanıştıran isim. Çiğdem Pehlivan ise, İzmir’de Kelebek Dokunuşu Kişisel Gelişim Evi’nde konu ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor.



Nasıl başladı sayılara varan yolculuğunuz?
Benim hikayem rüyalarla başladı. Çocukluğumdan itibaren gördüğüm rüyalar haberci rüyalardı. Çocukken anlamamıştım. Büyüdükçe çevremdeki insanların hayatlarıyla ilgili de rüyalar görmeye başladım. Babamın ölümü gibi... O sıralarda kurumsal bir şirkette satın alma yöneticisi olarak çalışıyordum. 2002 yılında hastalanınca kendimi şifalandırmak amacıyla reiki eğitimleri almaya başladım. Kendimi şifalandırırken başka neler öğrenebilirim diye araştırdım. Birçok eğitime katıldım; melek koçluğu, yaşam koçluğu, sayılarla şifa, bilinçaltı teknikleri, theta healing, access gibi... Hala da devam ediyorum. Şunu öğrendim ki hastalığım bana verilmiş bir hediyeydi. Kendi yolculuğumu başlatmam için sunulmuş bir fırsat... Sadece bedenden ibaret değiliz. Ruhumuzun, zihnimizin de şifalanması gerekiyor. 2013 yılından itibaren de kendi kişisel gelişim merkezimi açtım. Kelebek Dokunuşu... Orada hem kişisel seanslar yapıyor hem de farklı kişisel gelişim eğitmenlerini ağırlıyorum.

Neden “Kelebek Dokunuşu” adını seçtiniz?
Anton Çehov’un ünlü sözlerindendir: “İnsana kelebek hayatta bir kere konar; kaçırırsan başka şansın yoktur. Çünkü o kelebek ertesi gün ölmüş olur.” Birçok insan ise geçmiş korkuları ve gelecek kaygıları nedeniyle anı yaşamıyor. Bu yüzden de mutlu değiliz. Hastalanıyoruz. Gün geçtikçe daha mutsuz oluyoruz. Ben istedim ki insanlar bunu fark etsin. Kişisel seanslarımda kelebeğin dokunduğu anı yaratmaya çalışıyorum. İlk başladığımda hastalıklar ile ilgili çalışıyordum ama şimdi daha çok bilinçaltı kodlamaları ile ilgili çalışıyorum. Çünkü hastalıkların temel sebebi o kodlamalar.

Neleri kodluyoruz?
0-5 yaş arası her şeyi kodluyoruz. Beş yaşından sonra da bize doğru olarak sunulan her şeyi kabul ediyoruz. Kabul ettikten sonra da bunlar, bizim inançlarımız, kalıplarımız, davranışlarımız haline geliyor.

Sayılar bu kodlamaları değiştirebiliyor mu?
Sayılar şifa tekniği olarak yüzyıllardır kullanılıyor. İtalyan matematikçi Fibonacci tabiattaki canlılarda uzuvların oranının altın oran olduğunu bulan matematikçidir. Birçok ünlü mimar altın oranı kullanmıştır. Pisagor, kozmik numeroloji ile kelimeleri sayı kodlarına çevirmiştir. Birçok kelimeyi titreşim sayılarını bularak çalıştırmıştır. Her sayının evrensel bir anlamı vardır. Sufiler sayıları şifa için kullanmışlardır. Şifa sayılarını sağ omuzlarına yazarak, silinene kadar kullanmışlardır. Yakın dönemde ise Rus matematikçi Grigori Grabovoi, hasta insan bedeni için sayılarla iyileşme metodu oluşturdu. Duru görüsü o kadar açık ki... Enerjiler kuantlardan oluşuyor. Ve kuantlar da atomdan, atomlar moleküllerden ve hepsinde de rakamsal bir karşılık var. Grabovoi, bu sayıları görüyor. Sayı dizilimleri, geometrik şekiller, ışık ve ses dalgaları metotları ile geçmişin olumsuz izlerinden kurtararak, anın yakalanmasını, geleceğin şekillenmesini sağlıyor. “Kurtarma ve Ahenkli Gelişme” adını verdiği bu teknikle ilgili bugün Türkiye’de de eğitimler veriliyor. Konuyla ilgili birçok kitabı var. Ancak Türkçe yok. Bu eğitimi alabilen şanslı insanlardanım.

Sayılar kuantum fiziğine dayanarak, çeşitli tedavi ve iyileşme yöntemi olarak kullanılıyor diyebilir miyiz?
Elbette. Çünkü biliyoruz ki evrende her şeyin bir rezonansı, titreşimi var. Ancak bu titreşimlerimiz düşüncelerimizle değişiyor, dönüşüyor. İnsan hiç durmadan düşündüğü için olumsuz düşünceler titreşimimizi bozuyor. Günümüzde bu kadar çok ölümcül hastalığın popülerleşmesi titreşimlerimizin ne kadar bozulduğunu gösteriyor. Sayılarla şifa tekniği, işte bizim bozulmuş sistemimizi olması gereken frekansa getiriyor. Anda değişim başlatarak, olumsuz inançlarımızı değiştiriyor. Sayıları vücudumuzda hastalık yaratan hücrenin olduğu bölgeye yazarak ya da suya yazıp içerek -ki bu teknik bizim kültürümüzde de dualarla kullanılan bir tekniktir- iyileştiriyoruz. Kullanımı çok kolay, hiçbir yan etkisi yok. Gün içerisinde çok kolay uygulanabilecek bir sistem. Vücudumuzun yüzde 80’inin su olduğunu biliyoruz. Su, sadece bizim değil dünyanın da yaşam kaynağı. Ve suyun bir hafızası var.

Suyun nasıl bir hafızası var?
Japon bilim adamı Dr. Masaru Emoto yaptığı araştırmalarda suyun canlılığını ve kendisine yüklenen enerjilerle değiştiğini ispatladı. Dr. Emoto, “Su Kristalleri” kitabında da yaptığı araştırmaları paylaşmıştı. Diyor ki; “Su, cansız bir madde değil; canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşur. Su, çevresinden hem negatif hem pozitif bilgileri alır ve ona göre tepki verir.” Emoto bu savını sulara çeşitli kelimeler yüklediğinde kristallerin nasıl şekillendiğini fotoğraflayarak ispatladı. Ayrıca, suyun hisleri ve şuuru da kaydettiğini ortaya çıkardı. Dr. Emoto, araştırmalarında suyun sadece hafızasının ve bilgi taşıyıcı özelliğinin olmadığını, aynı zamanda kâinatın dilini ve sevgi titreşimini kristallerde de yansıttığını ispatladı. Olumlu sözlerde su kristalleri kusursuz ve parlak kar tanesi şekilleri alırken, olumsuz ve negatif niyet ve sözlerde koyu renkli, asimetrik ve tamamlanmamış motifler oluşuyordu. Örneğin insan şükran duygusunu ifade edince bu hemen suya yansır. Kısacası suya ne yüklerseniz size onu sunar. Evrendeki her şey gibi... Suya şifalı sayıları fısıldayıp içerseniz size şifa verir. Çünkü sayıların rezonansı ile harekete geçer ve şekillenir. Kullanımı çok kolay, hiçbir yan etkisi yok. Gün içerisinde çok kolay uygulanabilecek bir sistem.

Bir örnek verebilir misiniz? Mesela başımız ağrıyor?
Biz toplum olarak ilaç içmeyi çok severiz. Hemen eşimizden, dostumuzdan ağrı kesici ilaç sorarız. Onun yerine bir kesme şekerin üzerine 4818543 yazıp, yiyebilirsiniz. Su dolu bir şişe ya da bardağa etiketleyerek bu suyu içip şifalanabilirsiniz. Akşam başınız ağrıyorsa bir yara bandına bu sayıları yazıp, başınızın ağrıyan bölgesine yapıştırabilirsiniz. Bir mandala da hazırlayabilirsiniz. İhtiyaç duyduğunuz sayıları üzerine yazıp, yanınızda taşıyabilirsiniz.

Sayıların şifası sadece hastalıklarda mı kullanılıyor?
Hayır, hayatın her alanında kullanılıyor. Para akışını sağlayan sayılar var. Örneğin ben ofisimde bolluk bereket için para sayılarını bulunduruyorum. Cüzdanınızda para sayılarını yazabilirsiniz; 71427321893, mali durum düzenleme sayısıdır. Kişisel olarak cüzdanım, bu sayıları kullanmaya başladığımdan beri hep dolu. Gün içerisinde sayıları tekrar etmek de etkilidir. Hatta bir danışanımın acil paraya ihtiyacı vardı. 520 sayısını suya okuyup, sürekli içti. Ertesi gün, hiç beklemedikleri bir yerden para geldiğini söyledi.

Aşk?
Aşk 548... Bana hep, “istediğim kişiyi düşünüp 548 dersem, beni sever mi?” diyorlar. Ben de “Hayır” diyorum. Çünkü insanların özgür iradesine müdahale edemeyiz. Ama sürekli içinizden 548 derseniz, sizin titreşiminize uygun olan kişi hayatınıza girer. Mucizedir sayılar...7 mucize sayısıdır. Melek sayılarında da öyle. Meleklerden de gelen işaret sayıları var. Mesela 1, “düşüncelerine dikkat et” demek. 7, “mucizeler seni bekliyor” demek. Etrafınızda sürekli gördüğünüz sayılara dikkat edin. Onlar size gizli mesajlar iletiyor olabilir.

Bahsettiğiniz sayılarla değişim çok kolay ve acısız görünüyor. Peki hayatımızda değişimler hep acılı mı olmak zorunda?
Aslında böyle bir şey yok. Bu bizim ezberimiz. “Kozmik Dili” diye bir kitap yazıyorum. Orada bundan bahsediyorum. Eğer biz değişimi kolaylıkla kabul etmiyorsak, evren zorlayarak değiştiriyor. Biz her şeyin zorunu seçiyoruz. Henüz yüksek bilince gelemedik. Çok fazla yargılarımız var. Onlar, bizler, ötekiler... Bugün tüm dünyada farkındalık çalışmaları ve sorgulamalar arttı. Çünkü birlik bilincine ulaşmaya çalışıyoruz. O kadar çok acı çekiyoruz ki, “Dünya nedir? Nereye gidiyoruz?” diye sormaya başladık. Kişisel gelişim, enerji çalışmaları hızlandı. Uyanış tamamlandığında, kozmik bilinç oluşacak. Bu yüzden sizler yazıyorsunuz, bizler anlatacağız, hepimiz bilinçli bir şekilde yargıdan çıkınca mucizeler gerçekleşecek.

Ve kelebek dokunacak...
Evet, kelebek dokununca, herkes birbirine dokunmuş olacak. Bir kez bir insana küçük bir dokunuş yaptığınızda o bir başkasına, o da bir başkasına derken kelebek etkisi tüm dünyaya yayılır. O yüzden düşünceler, sayılar, sözler önemli. Acıtmadan, zorlamadan, sevgiyle değişim...

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.