Duble mesai!

Duble dediğimize bakmayın, kiminin üç kiminin beş işi var! Üstelik bunları öyle daha fazla kazanayım, ‘küp küp altınım olsun’ diye de yapmıyorlar. Hayallerini, tutkularını hayata geçiren, enerjisi hiç bitmeyen dört isimle bir araya geldik.
Yazı: Sinem Gürleyük

Oğuzhan Koç “Müzik olmadan ben ben olmaktan çıkarım”

Hem güldürüyor, hem ağlatıyor! Oğuzhan Koç gerçekten sahnelerin adamı. Yazıyor, oynuyor, söylüyor, sunuyor! Müziğe karşı büyük bir tutkusu olduğunu söylese de aslında işleri arasında denge kurmak için çok çalışıyor!

Hayatınızdan hangisini çekip alsak, artık siz siz olmaktan çıkarsınız?
Bu röportajı yapmamızı sağlayan şey, oyunculuğun yanında müzisyenlik yapmam ise eğer, beni farklılaştıran şey de o bence. O yüzden müziği benden çekip alırsanız ben ben olmaktan çıkarım.

Bir öncelik verme durumu var mı işleriniz arasında?
Bunu belirleyen şey ‘dönemler’ aslında. ‘2014 başında albüm çıkmış olmalı’ dediğim için, ilk altı ay tek işim müzik oldu. Albüm çıktıktan sonra şimdi biraz ‘3 Adam’a odaklanalım dedik, oyunculuk-sunuculuk öne geçti. Bir denge tutturmaya çalışıyorum ama ikisi de öncelik bende olsun istiyor.

Yeni bir albüm, film, proje, reklam hazırlığı var mı gündeminizde?
İkinci albümü 2015’in sonlarına doğru çıkarmayı düşünüyorum, umarım yetişir. Yaza ‘3 Adam’lı ya da ‘3 Adam’sız bir sinema filmi yapma düşüncemiz var. Böyle sorular sorulduğunda bir sürü şey atıp tutuyorum, sonra dönüp baktığımda yarısını yapmamış oluyorum. O yüzden ne desem boş aslında.

‘Üç Adam’ın, diğer ikisi, yeteneklerinizi kıskanıyor mu?
Aksine biz birbirimizin artılarını herkesten önce metheder, eksilerini de herkesten önce eleştiririz. Bu da arkadaşlığımızın bu kadar uzun sürmesinin en önemli faktörlerinden biri. Biz aynı düşünebilmeyi başaran çok farklı üç adamız. Ayrıca İbo kadar kıvrak bir mizah zekasına sahip değilim, Eser kadar iyi bir moderatör değilim. Onlar da benim kadar müzisyen değiller…

Hangi konuda asla ciddiyetinizi koruyamazsınız?
Eğer üç adam bir aradaysak, birçok konuda ciddiyetimizi koruyamıyoruz. Başkalarının hayatı boyunca unutamayacağı travmaları, biz yaşayınca sabaha kadar gülebiliyoruz bazen. Ayrıca etrafta o kadar çok ciddi insan var ki, biz de olmayıverelim.

Hayatınızdaki en büyük yenilik ne?
Sigarayı bıraktım. Sanırım. Yok yok kesin bıraktım.

Komedinin en çekici noktası ne?
Bazen sizi sinir eden, içinizi yiyen, ciddi ciddi söyleyemeyeceğiniz şeyleri, güzel bir şakanın içinde öyle güzel söylersiniz ki, hem içinizdekini atmış olursunuz hem de bunu yaparken etraftaki herkesi de bu duruma güldürürsünüz. Bu yüzden mizahtan güçlü silah yok.

Gözünüzden yaş akacak kadar sizi ne güldürür?
İbo!

Oyunculuk açısından insanları güldürmeyi daha çok seviyorsunuz ama şarkılarınızda sanki ağlatmayı mı seviyorsunuz ne?
Güldürmek de ağlatmak da temel olarak insanlara duygusal değişimler yaşatmak aslında. İkisini birbirinden çok ayırmıyorum. Mizahı seviyorum ama duygusal bir adamım. Filmlerin en acıklı sahnelerinde hemen gözlerim dolar. O yaş akmasın da rezil olmayayım derken, yüzümü gözümü şekilden şekle sokar, daha büyük rezil olurum. Böyle bir adamım ben.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.