Yaz acılarını dindirecek kitap

Kürşat Başar, 11 yıl aradan sonra yeni kitabıyla karşımızda. Başar’ın ‘Yaz’ ismini verdiği kitap, yakın tarihimizin kritik bir döneminde dünyaya gelen, birbiri ardına yaşadığı kayıplara rağmen hayata tutunan bir gencin büyüme serüvenini, yüzleşmelerini ve bir yaz mevsimi yaşadığı sarsıcı aşkı anlatıyor… Bir anlamda kitabın biyografik bir roman da sayılabileceğini belirten Başar, bu kitapta, kendinden, bütün kitaplarındakinden daha fazla parça olduğunu söylüyor.
Bu kitapta kimin hayallerine ve iç dünyasına yolculuk yapıyoruz? Kahramanınızın ne kadarı sizsiniz?
Kitap genç bir romancının, Murat’ın dünyasını anlatıyor bize aslında. O, çocukluğunu daha çok evde, kitaplar arasında geçiren biri. Daha sonra bazı rastlantılarla gerçek dünyayı tanımaya başlıyor ama tabii kendi algılamasıyla bize aktarıyor. Bana kitaplarla ilişkisi açısından benzese de yapı olarak benzemiyor. Benim çocukluğum kalabalık bir ailede geçti. O dönemlerde yani Murat’ın çocuk olduğu dönemlerde ben de çocuktum ama bu kadar yalnız değildim.

Kitapta hem roman yazan hem de felsefe okuyan bir kahraman var. ‘Yaz’ biyografik bir roman sayılabilir mi?
Bir anlamda sayılabilir. Elbette birebir değil ama benden belki de bütün kitaplardakinden daha fazla parça var bu kitapta. Kimi zaman da ailemden tanıdığım insanlara, amcama, dayıma göndermeler var.

Genelde kitaplarınızın isimleri hep uzun ve şaşırtıcı olurdu. Bu kez tam tersine çok kısa bir isim seçmişsiniz. Neden ‘Yaz’?
Aslında yaz, burada birkaç anlama geliyor. Kitabı okurken de anlayacağınız gibi birincisi bir aşk hikayesinin fonunu oluşturuyor. İkincisi o aşkın ismini... Bunun yanında yazmakla ve alın yazısıyla bütünleşiyor.

Romanın bazı bölümleri Kıbrıs’ta geçiyor. Kıbrıs’ın hayatınızda nasıl bir yeri var?

10, 11 yaşlarımda Kıbrıs’taydım. Daha sonra aradan yıllar geçti ve orada geçen bir dizi yazmaya başladım. Bunun için de özellikle Kıbrıs Türkleri’nin büyük baskı altında yaşadığı, kayıplar verdiği 60’lı yılları yaşayan insanlarla görüştüm. Onların anlattıkları da kulağımda kaldı. Bir biçimde bu romanda da yer aldı. Kıbrıs’ta dostlarım var sık sık gidiyorum ama şimdilik orada yaşamak gibi bir düşüncem yok.

Kitabınızda şöyle bir cümle var: ‘Ben hayatının içinde bir yerde gizli bir oda gibiydim...’ Çocukken siz bir şeylerden kaçtığınız, sıkıldığınız zaman sığındığınız liman kimdi? Peki, şimdi gizli odanızda neler, kimler var?
Benim sığındığım liman kitaplar ve müzikti. Hala da öyle. Bazen kimse olmasa da tek başıma müzik dinleyip kitap okumak hatta o sırada telefonu bile kapatmak iyi geliyor. Sürekli bir koşturma içinde insan kendisiyle baş başa kalmayı unutuyor çünkü. Zaman zaman böyle bir ara verip kendini dinlemek iyi geliyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.