'Bodrum’da sezonun son sofrası'

Yaz sezonunun ilk Gault&Millau Türkiye Signature Dining Experience’in sofrası 3 Haziran’da yine Bodrum’da kurulmuştu. O gece birbirinden şahane lezzetlerle yaza dostlarla ve dört muhteşem şefin birbirinden güzel lezzetleri ile “Merhaba” demiştik.

Esin Övet

Esin Övet

Tüm Yazıları Görüntüle

'Bodrum’da sezonun son sofrası'

Bu kez de 2 Eylül akşamı, Gault&Millau Türkiye sezonunun son sofrasında buluştuk The Casa Cala Bodrum Syma Restaurant da.

Bir yanda Bodrum’un o insanı sakinleştiren manzarası, havası, diğer yanda aynı mutfakta buluşan üç şefin lezzetleri ve tabii dost sohbetleri.

Yazı uğurlarken bundan daha güzel bir sofra kurulabilir miydi, bilmiyorum ama Neolokal’in kurucusu ve şefi Maksut Aşkar, Araka’nın kurucusu ve şefi Zeynep Pınar Taşdemir ve Teruar Urla’nın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu tek bir menüde buluşup bize o gece unutulmaz biz lezzet sundu. 

Üç şef, üç farklı mutfak anlayışı ama tek bir ortak mesele; Bu toprakların ürünlerine sahip çıkmak ve onları yeni bir dille anlatmak en güzeli.

Daha önce de yazdım, dile getirdim; ben yemek eleştirmeni değilim. Hatta herkesin de gurme olma iddiasına inanamıyor ve şok oluyorum. 

Fakat damağıma güvenir, lezzeti bilirim. Bir tabağın özenle mi yoksa yalnızca gösterişli olmak için mi hazırlandığını da anlayacak kadar tecrübeliyim. Memleket lezzetlerine de vakıf bir insan olarak o gece de her tabakta emek, hikaye ve coğrafya vardı.

Çünkü memleketimiz topraklarından fışkıran lezzetlerin üstüne yok. Ve tabii şeflerimizin yani mutfağın patronlarının. İnanın şeflerimiz özellikle son yıllarda döktürüyor.

O gece de; Mersin’den Urla’ya, Milas’tan Samandağ’a, Antakya’dan Bodrum’a, Karaburun’dan Trakya’ya uzanan kocaman bir lezzet haritası aynı sofrada buluştu.

Gault&Millau Türkiye Resmi Temsilcisi Gökmen Sözen ve ekibi, gastronomiyi yalnızca tabaklarla sınırlamadan; destinasyon, kültür ve deneyimle bir araya getiren çok kıymetli bir işe imza atıyor. Bu anlamda gerçekten tebrik ediyorum. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki ürünleri, üreticileri, şefleri ve mutfak kültürlerini aynı masa etrafında buluşturuyor bence çok kıymetli. 

Sezonun ilk sofrasında yaza “Merhaba” demiştik. Son sofrasında ise Bodrum’a, uzun yaz akşamlarına ve güzel sofralara  şimdilik “Hoşça kal” dedik.

Çünkü bazı akşamlar vardır; yalnızca yemek yemezsiniz hatırlarsınız. O gece de her zaman hatırlanacak. Aynı zamanda şef Türev Uludağ misafirliğinde de olmak çok kıymetliydi. 

Tabii soframızdan lezzetlerini de eşlik etmedi.'Bodrum’da sezonun son sofrası' - Resim : 1