'Sıkıcı insanlarla dolu bir gün'

Kendi ile derdi olan, kendi ile yarışan, çalışan, üreten ve hiç kimselerle derdi olmayan kadınlara bayılıyorum. İşte Feyzan Ersinan da onlardan...

Esin Övet

Esin Övet

Tüm Yazıları Görüntüle

'Sıkıcı insanlarla dolu bir gün'

Çalışkan, üretken, heyecanlı, hevesli ve en önemlisi cesur...

Farklı fikirlerin, projelerin peşinden korkmadan gidebilecek gücü var ve tam da bu noktada geçtiğimiz hafta Bodrum Yalıkavak’taki MGallery The Bodrum Hotel’de “Boring People” isimli bir buluşma gerçekleştirdi. Yani sıkıcı insanlardan oluşan bir grup ile enteresan deneyimlerin yaşanacağı bir organizasyon düzenledi.

Ben ve “Yaşamdan İzler”, “Sağlıklı Yaş Alma Akademisi”ndeki partnerim Prof. Dr. Ali Aycan Kavala da bu sıkıcı insanlardan biriydik.

Bu “sıkıcı” günde farklı düşünen insanlar bir araya gelip dertlerini, fikirlerini yüksek sesle anlattı. Biz de Aycan Hoca ile “Kadın kalbi ne der? Erkek kalbi ne söyler?” deyip insanlığın yıllardır çözmeye çalıştığı en eski bilmecelerin şifrelerini çözdük. Tamam, bilim başka türlü anlatıyor, duygular başka ama olayın bir de mistik tarafı var.

İşte hem bilimsel hem duygusal hem de o mistik tarafı bizden dinleyin dedik ve sıkıcı insanların kalplerini daha da hızlı attırdık.

Pek güzel geçti anlayacağınız.

Ve o sıkıcı günün diğer sıkıcı insanların da; Ayça Furth, Tera Holding’den Emre Tezmen, ekonomist Timothy Ash, Formula 1 Performans Koçu Nicole Berne, Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, Prof. Dr. Hakan Kara, Castrol Tuca Nilay Tatlısöz, Dr. Kerem Dündar, gazeteci arkadaşım Didem Eryar Ünlü, Pernod Ricard’dan Zümrüt Yezdani Kedik, Yusuf Eren Yalçın, eğitmen Hülya Mutlu ve şef Bahtiyar Büyükduman da aynı sıkıcılıkta fikirlerini cesurca anlattı.

Biz de keyifle dinledik. Öyle ki eşlik dahi ettik. Yeri geldi güldük, yeri geldi heyecanlandık.

Ve bütün bilinmezler ile farklı düşüncedeki insanlar bir araya gelip şahane bir gün geçirdik, fikirlerimizi masaya yatırdık. E tabii bunu yaparken de ciddi ciddi düşündük.

Çünkü bizler farklılıklarımızla çok daha başka, daha güzel ve kıymetli değil miyiz zaten?

Tabii Feyzan’ın organize ettiği bu gün sadece bir buluşma değil, çok daha ötesiydi bence. Bu aslında farklı fikirleri hayata geçirme cesaretinin de en büyük örneğiydi. Ki Feyzan Ersinan’ın, “Bazen bir fikrin hayata geçmesi için sadece iyi bir fikir yetmiyor; ona inanan, cesaret veren ve ilk adımı atan insanların da olması gerekiyor” demesi de tam olarak bunu anlatıyor.

Çünkü günümüzde o kadar hızlı tüketiyor, düşünüyor ve yok ediyoruz ki bazı şeyleri ister istemez göremiyor ve hatta sıkılmaya an bile yaratamıyoruz.

İşte o bir “an” durup sıkıcı olmayı düşünmek bile cesurca bir hareket değildir de nedir? Sizi bilmem ama şahsen ben en son ne zaman sıkıldım hatırlamıyorum. Çünkü illa ki bir şeylerle uğraşırken buluyorum kendimi.

Şöyle durup, “Of sıkıldım, hadi bir şey keşfedeyim, hadi bir şey yapayım, yeni bir deneyim yaşayayım” dediğim bir an uzun süredir yok. Çünkü illa ki elimde, bu akıllı dediğimiz telefon yapışık vaziyette geziyorum.

Çocukken sıkılıp yeni oyunlar türetirdik. Büyüdükçe sıkıldığımızda yeni şeyler ürettik. Ve geldiğimiz noktada “sıkılmayı” unuttuk.

O yüzden “sıkılma” kelimesini bile uzun süredir söylemediğimiz zamanlarda böyle bir günün parçası olmak; farklı fikirleri duymak, dinlemek çok başka bir deneyimdi.

Kendi adıma böyle bir organizasyon içinde olmak, böyle bir günü deneyimlemek çok güzeldi.

Arada siz de sıkılın bence.

Peki neler mi oldu “Boring People”da?

Şahane bir 15 saat geçirildi. Yani başladı ve bitti, hooopppp!!!

Sıkıldık, yeni fikirler ortaya koyduk, düşündük, söyledik, dinledik. Ekonomiden jeopolitiğe, teknolojiden yapay zekâya, liderlikten sürdürülebilir büyümeye kadar uzanan içeriklerin yanı sıra yemek, müzik, atölyeler ve serbest zamanlar gerçekleşti. Ve sadece konuşanlar, anlatanlar değil, dinleyenler de aktif rol aldı.

E üstüne bir de Bodrum’un şahane ortamı. Daha ne olsun!

Gün bitip geride kalanlar aklıma gelince “Oh be” dedim. İyi ki Feyzan gibi kadınlar var. İyi ki cesur insanlar var.

Ve tabii iyi ki farklı fikirler ve kıskanılan güzel işler var.

Gerçekten daha ne olsun?

Rahmi Koç bu organizasyona özel bir tişört tasarlayıp yolladı bizlere, armağan etti.

E bunun için bile gerçekten daha ne olsun, öyle değil mi? Şahane bir günden geriye kalan şahane sıkıcılık.

Size de tavsiye ederim. Arada unuttuğunuz sıkılmayı deneyin.

Çünkü insan sıkıldığı zaman üretmeye başlıyor ve tabii başka insanlarla uğraşmayı, onların hayatını didiklemeyi ve tırnaklarını kemirip kıskanmayı da bırakıyor.

Tavsiye ederim!