'Eninde sonunda iyilik kazanacak'

Memleketin en değerli, en kıymetli ve yıllardır bizi güldüren isimlerinin en başında geliyor Cem Yılmaz...

Esin Övet

Esin Övet

Tüm Yazıları Görüntüle

'Eninde sonunda iyilik kazanacak'

Geçtiğimiz hafta Ayvacık’taki evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Göğüs ağrısı şikayeti üzerine önce Ayvacık Devlet Hastanesi’ne götürüldü, ardından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’ne sevk edildi.

Ve öğrendik ki Cem Yılmaz kalp krizi geçirmiş.

Üstelik öyle hafife alınacak türden de değil.

Anjiyosunu gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, Cem Yılmaz’ın kalbin ön yüzünü ilgilendiren büyük kalp krizlerinden biriyle hastaneye geldiğini, vakit kaybetmeden anjiyoya alındığını ve yaklaşık 40 dakikalık balon ve stent işleminin ardından durumunun stabil olduğunu açıkladı.

Bakın bu yazdıklarım, şu an girişte okuduklarınız başlı başına ciddi bir olay! Ciddi bir sağlık sorunudur.

Ama öyle bir dönemden geçiyoruz ki gelin görün ki bu ciddi durumda bile bazı tipler devreye girip kötülüğünü gösterdi. "Ölmemiş mi?", "Neden ölmüş?", "Keşke ölseymiş" gibi cümleler sosyal alemde cirit attı.

Evet; alışık olmadığımız ilişkiler, tavırlar, açıklamalar, davranışlar... Son yıllarda "Yeni kuşak", "yeni dünya", "sosyal medya dili" deyip geçiyoruz da bazı şeylerin yenisi eskisi olmaz.

Vicdanın mesela, insanlığın, merhametin yenisi olmaz.

Bir insan kalp krizi geçiriyor. Ölümün kıyısından dönüyor. Hastanede yoğun bakımda yatıyor. Ve bazı insanlar sosyal medyada o insana korkunç şeyler yazabiliyor.

Hakaretler, küfürler, beddualar...

Benim aklım almıyor evet ama artık almasın da.

Çünkü ben böyle bir kalbi, böyle bir zihni anlamak da istemiyorum.

Bir insanı sevmeyebilirsiniz. Yaptığı işi beğenmeyebilirsiniz. Fikirlerine katılmayabilirsiniz. Mizahını sevmeyebilirsiniz. Hatta hayatınız boyunca tek bir gösterisini bile izlememiş olabilirsiniz.

Ama karşınızdaki insan ölümden dönmüşse bir "geçmiş olsun" demek bu kadar mı zor?

Diyemiyorsanız susmak da zor değil hani.

Ne ara bu kadar acımasız olduk gerçekten hiç bilmiyorum. Ya da ne ara bir başkasının acısından, hastalığından hatta ölüm ihtimalinden bile nefret üretir hale geldik?

İşte benim asıl anlamadığım bu.

Bir de son yıllarda çevremizden o kadar çok kalp krizi haberi duyuyoruz ki ister istemez düşünüyorum.

Elbette kalp krizinin tıbbi nedenlerini doktorlar anlatıyor. Ben doktor değilim. Risk faktörleri vardır, genetik vardır, yaşam biçimi vardır, stres vardır; bunların değerlendirmesini uzmanları yapar.

Ama ben yıllardır insan hikayeleri dinleyen biri olarak başka bir şeye de inanıyorum: Mutsuzluk insanın kalbine ağır geliyor.

Son yıllarda sürekli ülkenin ne kadar mutsuz olduğundan konuşuyoruz. İnsanlar yoruldu. Ruhen de yoruldu, bedenen de.

"Kırık kalp sendromu" diye bir gerçek var mesela. Doktorlarımız yıllardır yoğun duygusal stresin kalp üzerindeki etkisini anlatıyor. Demek ki kalp sadece yediğimizden, içtiğimizden değil; yaşadığımızdan da etkileniyor.

Ben sanatçıların da çok hassas insanlar olduğuna inanırım. Çünkü üreten insanın başka türlü bir kalbi vardır. Daha fazla görür, daha fazla duyar, daha fazla hisseder. Cem Yılmaz’ın da o hassas insanlardan biri olduğunu düşünüyorum.

Belki de bu yüzden bu haber bana sadece "Cem Yılmaz kalp krizi geçirdi" haberi gibi gelmedi.

Biraz da içinde yaşadığımız zamanların haberi gibi geldi.

Çok öfkeliyiz.

Çok mutsuzuz.

Çok kolay kırıyoruz.

Çok kolay hakaret ediyoruz.

Ve en kötüsü, karşımızdakinin insan olduğunu çok kolay unutuyoruz.

Ama ben hâlâ başka bir şeye inanıyorum.

Bu dünyada kötülük ne kadar gürültü çıkarırsa çıkarsın, iyilik daha kalıcıdır.

Kötülük daha çok bağırabilir.

Daha görünür olabilir.

Sosyal medyada daha çok yorum yazabilir. Ama eninde sonunda iyilik kazanır.

Ben buna inanıyorum.

O korkunç yorumları yazanlara da söyleyeceğim fazla bir şey yok; Allah size akıl fikir versin.

Allah sizi ıslah etsin.

Çünkü insanın başına gelen bir hastalığa bile sevinebiliyorsanız sizin derdiniz Cem Yılmaz değil, çok daha başka bir şeydir.

Tekrar geçmiş olsun Cem Yılmaz.

Yıllardır bu memleketi güldürdün. Şimdi biraz da kendine, kalbine iyi bak.

Çünkü şu günlerde bizi güldüren insanlara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Ve unutmayalım:

Eninde sonunda iyilik kazanacak.