'Şefler artık popstar gibi'
Artık ülkemizde gastronomi ve şefler hiç olmadığı kadar ön planda. Öyle ki eskiden “Çocuğum topçu mu olsun, popçu mu?” denirdi; şimdi birçok ebeveyn çocuğunun şef olmasını istiyor, bunun için eğitimler aldırıyor.
Çünkü kabul edelim; ülkemizde bazı şefler gerçekten popstar gibi. Hele bazıları var ki asistanları, yardımcıları ve ekipleriyle geziyor; dünyaya açılıyor, uluslararası organizasyonlarda boy gösteriyorlar. Ve bence bu çok sevindirici.
Üstelik artık önemli yatırımcılar ve markalar da şeflere destek veriyor, sponsor oluyor, onların dünyaya açılmasına katkı sağlıyor. Gastronomideki bu hareketlilik sadece İstanbul, Ankara ve İzmir ile de sınırlı değil. Türkiye’nin dört bir yanında çok üst seviyeye çıkmış restoranlar ve şefler var. Hatta dünyanın farklı yerlerinden yabancı turistler bu şefleri takip ediyor; onların yaptığı yemeklerin ve farklı lezzetlerin peşine düşüyor.
Gerek mesleğim gerekse kendi lezzet merakım nedeniyle ben de bu rotaları hem dünyada hem Türkiye’de takip ediyorum. Son zamanlarda adını çok sık duyduğum bir isim vardı. Üstelik İstanbul’un hemen yanı başında, kadim şehrimiz Bursa’da…
Uzun süredir listemdeydi; sonunda tanışmak ve o çok konuşulan lezzetlerini tatmak nasip oldu.
Sizi de tanıştırmak istedim: Şef Atakan Özen. Genç, yakışıklı, eğitimli, bir kız babası ve şahane yemekler yapıyor.
Daha doğrusu yapıyormuş! Çünkü sonunda tattım ve gerçekten söylendiği kadar varmış.
Yaz boyunca Bursa’nın ürünlerinden, üreticilerinden ve bağ kültüründen ilhamla kurguladığı “Tola Bağ Yemekleri”nin sezon finalinde ilk kez Atakan Şef’in mutfağını deneyimledim. Üzüm, incir ve zeytin ağaçlarının arasında, bir bağın ortasında kurulan sofrada bizlere öyle yemekler hazırladı ki gerçekten hâlâ tadı damağımda.
Atakan Şef, Bursa gastronomisini yalnızca tabakta değil, ait olduğu coğrafyanın içinde anlatma fikriyle yola çıkmış. Tola Bağ Yemekleri’ni de bağların arasında kurulan sofralarda misafirleriyle buluşturmuş.
Finali de birlikte yaptık. Her buluşmada mevsimin o gün sunduğu ürünlerden hareket ederek farklı menüler hazırlamış. Bursa ve çevresinin sebzeleri, meyveleri, bağ ürünleri ve yerel üretim kültürü tabaklarının temelini oluşturmuş.
Atakan Şef’in modern Bursa mutfağı yaklaşımı, bağın doğal atmosferiyle birleşince ortaya gerçekten şahane bir iş çıkmış. Yani anlayacağınız, sadece yemek yemiyorsunuz; toprağa, ürüne, üreticiye ve o coğrafyanın hikâyesine dokunuyorsunuz. Ve tabii toprağın kokusunu da içinize çekiyorsunuz.
Zaten Tola Bağ Yemekleri’nin çıkış noktası da tam olarak bu olmuş.
Yani Bursa mutfağını yalnızca geçmişten gelen sabit tariflerle anlatmak yerine, şehrin bugün hâlâ yaşayan üretim kültürünü görünür kılmak için uğraşmış. Ki yaptığı iş ile de bunu başarmış.
Çünkü bağ yemeklerinde servis edilen her menü, o dönemin ürünlerine göre yeniden oluşturulmuş. Böylece sezon boyunca aynı yerde ama birbirinden farklı gastronomik hikâyeler ortaya çıkmış. Bence işin en güzel taraflarından biri de bu.
Çünkü Bursa’nın yalnızca bildiğimiz geleneksel yemekleriyle değil; tarım alanları, bağları, üreticileri, ürün çeşitliliği ve güçlü gastronomik hafızasıyla birlikte anlatılması önemli.
Ve tabii bu başarıyı birçok marka görmüş ve desteklemiş. Başta Mercedes-Benz Mengerler şefin ana sponsoru olmuş. Ve o leziz tabaklar bir sanat eseri gibi Bonna Porselen ile sunuluyor. Başarılı insanların desteklenmesini alkışlıyorum.
Çünkü bazen iyi bir fikrin, yetenekli bir insanın ya da genç bir şefin ihtiyacı olan şey yalnızca biraz daha imkân, biraz daha görünürlük ve doğru insanların desteği… Sonra o destek yalnızca bir kişiye değil; üreticiye, bölgeye, şehre ve ülkenin gastronomisine geri dönüyor.
Evet, bu ülkenin toprağı çok zengin, ürünü çok çeşitli. Hikâyesi desen bitmez! O zaman o toprağı, ürünü ve hikâyeyi iyi anlatan insanları da desteklemek gerek, öyle değil mi?
O yüzden yolunuz Bursa’ya düşerse aklınızda yalnızca İskender kebap olmasın. Elbet onun yeri ayrı ama Şef Atakan Özen’in yemeklerini de deneyin derim.
Hele benim gibi yeni lezzetlerin, iyi şeflerin ve o yemeğin arkasındaki hikâyenin peşine düşmeyi seviyorsanız…
Ajandanıza ekleyin.