'Serenay Sarıkaya inanılmazsın'
Geçen hafta Serenay Sarıkaya’nın, İsviçreli lüks saat markası Richard Mille’in global marka elçisi olduğu duyuruldu. Kız Kulesi’nde düzenlenen özel davette de Serenay Sarıkaya’ya, Richard Mille’in kızı ve markanın Marka ve İş Birlikleri Direktörü Amanda Mille eşlik etti.
Tekneden inerken ve davete girerken ikilinin çekilen görüntülerini hepiniz izlemişsinizdir. Belli ki Amanda Mille, Serenay’a hayran ve yaptığı bu anlaşmadan da çok mutlu. Dansıyla, duruşuyla bu hissediliyordu.
Yani bu anlaşmaya “Serenay bir saat markasının yüzü oldu” deyip geçemeyiz hani. Çünkü dünyaca ünlü bir markanın global yüzü oldu Serenay Sarıkaya ve bu, bir Türk isim için çok kıymetli bir şey. Düşünün; ülkesini dünyaca ünlü bir marka ile global ölçekte temsil edecek. Bu, Serenay’ın bambaşka bir kulvarda olduğu anlamına geliyor. Bunu gerçekten çok ciddiye almamız gerekiyor.
Derken önceki gün de Serenay Sarıkaya, Paris Moda Haftası kapsamında düzenlenen ve her sene heyecanla beklenen Le Défilé etkinliğinde podyuma çıktı. Ama ne çıkmak! Podyumda Serenay rüzgârı estirdi.
Eyfel Kulesi manzarası eşliğinde gerçekleşen gecede kimler yoktu ki? Kendall Jenner, Cara Delevingne, Kristen Bell, Jane Fonda, Eva Longoria, Simone Ashley, Andie MacDowell, Celine Dion... Daha ne olsun!
Ve ne oldu? Dünya Serenay Sarıkaya’yı konuştu!
Bakın, hiç abartmıyorum; paylaşımlara ve paylaşım sayılarına bakıldığında da görülüyor ki Serenay Sarıkaya’nın podyumdaki tavrı, enerjisi, samimiyeti, özgüveni, şıkır şıkır yürüyüşü ve tabii ki doğru kıyafet seçimi herkesi inanılmaz etkiledi.
Bu yıl “Express Your Worth”, yani “Değerini Ortaya Koy” temasıyla gerçekleştirilen Le Défilé’de kadınların güçlenmesi, kız kardeşlik ve kapsayıcılık mesajları ön plandaydı. Serenay da bunu inanılmaz bir şekilde yansıttı.
Ben Serenay’ın yürüyüşünü defalarca izledim. Eminim birçok kişi de defalarca izlemiştir. Ancak biliyorum ki çoğu insan bunu itiraf edemeyecek. Hatta “Aaa, yok canım, izlemedim bile” diyecek. Çünkü biliyorsunuz, bizim insanımız beğenir “Beğenmedim” der, izler “İzlemedim” der, görür “Görmedim” der. Der de der... Ama ben izledim ve inanılmaz etkilendim.
Kimse kusura bakmasın, Serenay Sarıkaya inanılmazdı. Bu kadar! Podyuma zıplayarak çıktı, içinden ne geliyorsa öyle davrandı ve kendisini şahane yansıttı.
Serenay’ı 15 yaşında, Adanalı dizisinde oynadığı dönemde bir yolculukta tanıdım. Büyük bir ekiple İstanbul’dan Selanik’e birlikte gittik. Üç dört gün orada kaldık.
İnanın, bunu defalarca söyledim; ekranda da söyledim, köşemde de çok kez yazdım: 15 yaşında tanıdığım o kız, bugün hâlâ aynı enerjisiyle, başarısıyla ve gözlerinin içi parlayan duruşuyla karşımda duruyor. Samimiyeti, gülüşü ve tavrı hiç değişmeden hem de.
Serenay Sarıkaya’nın başarısını ayağa kalkarak, saatlerce alkışlıyorum. İyi ki var! Her rolün üstesinden inanılmaz bir şekilde geliyor. Yaptığı her işte onu izlediğimde bir kez daha hayran kalıyorum.
Bravo Serenay Sarıkaya, helal olsun!