Bir parfüm ne kadar eder?

Parfüm fiyatlarının yüksekliği son dönemde belki de en sık konuştuğumuz konulardan biri. Hele bazıları var ki, neredeyse bir servet değerinde dedikleri kadar var; yatırım yapmanın yeni bir yöntemi bile olabilir. Peki biz bunca parayı neye ödüyoruz?

Bir parfüm ne kadar eder?

Yazı: Gülru İncu

Parfüm, en vazgeçilmez tutkularımızdan. Hangi notaları tercih ederseniz edin, her biri arkanızda bıraktığınız büyülü bir dünya. Ancak bu büyülü dünyaya adım atmak bazı markalarda yüksek bir bedel istiyor, çünkü bazı parfümler astronomik fiyatlara satılıyor. Lüks duygusu, estetik, şıklık, popülarite, kalıcılık, farklı olma isteği… Her kadının elbette kaliteli bir parfüme sahip olmak için gözden çıkarabileceği bir bedel var. Peki bir parfümün fiyatı belirlenirken neler göz önünde tutuluyor dersiniz?

İçerik her şeydir
Pahalı parfümlerde kullanılan uçucu yağlar genellikle saf. Peki uçucu yağlar ne derece önemli? Uçucu yağlar üst notalara, orta notalara ve temel notalara ayrılıyor. En üstteki notalar hemen kokuyor ve yaklaşık yarım saat kalıyor. Orta notalar bundan yarım saat sonra gelişiyor ve 2-4 saat boyunca kalıyor. Günün sonunda cildinizde kalan kokuyu ise temel notalar yani baz notalar oluşturuyor.



Bazı parfümler nadir çiçek yaprakları veya nadir bir kökün özünü içeriyor, örneğin sümbülteber ve yasemin gibi. Parfümde kullanılan yağları oluşturmak için tam anlamıyla tonlarca çiçek gerekiyor. Bu çiçeklerden bazıları ise yılda sadece bir ay çiçek açıyor. Yılda sadece bir ay açan bir çiçekten elde edilen bileşik de doğal olarak parfümün fiyatını artırıyor. Bazı çiçeklerin güneş doğmadan önce toplanması, bazılarının ise yağının hemen çıkarılması gerekiyor. Bazen bir şişe parfüm üretmek için 10 bin yasemin çiçeği veya 28 düzine gül gerekebiliyor. Örneğin 1600 dolara satılan Joy by Jean Patou’nun fiyatının yüksek olmasının en önemli sebeplerinden biri içeriğindeki Grasse yaseminleri. Yasemin çiçekleri, Fransa’nın Grasse kentinde yaz aylarında iki haftada hasat ediliyor. Tek bir şişe yapmak için 28 düzine gül ve 10 bin 600 yasemin gerekiyor. Her yıl sadece 50 adet şişe üretiliyor. İşin bir sürü inceliği var anlayacağınız. Bazı nadir bulunan kökler kokuya dönüşene kadar uzun ve zorlu bir süreçten geçiyor. Misk ya da amber gibi içeriklerin elde edilmesi ise hayli zahmetli. Yasemin, Bulgar gülü, oud, orris ve amber en güzel ve değerli içerikler arasında. İçeriklerine daha kolay ulaşılabilen ya da sentetik maddelerden üretilen parfümler ise nispeten daha ucuz. Dünyaca ünlü tasarımcıların parfümlerinin pahalı olmalarının bir nedeni de nadir bulunan içerikleri. Örneğin dünyanın en çok satan parfümlerinden biri olan Chanel No. 5’te civet adlı bir madde bulunuyor ve misk kedisinin bezinden salgılanıyor.



Şişesine de para ödüyorsunuz
Pazarlama stratejisi açısından bir ürünün dikkat çekebilmesi için güzel bir ambalaja sahip olması gerektiği sır değil. Bu da şirketlere yüksek meblağlara mal oluyor. Örneğin dünyanın en pahalı parfümlerinin bazıları, Baccarat kristalinden yapılan şişelerde satılıyor. Baccarat bugün en iyi kristali oluşturan ve satan bir Fransız şirketi.

Pazarlama stratejisi
Bazı şirketler, bir parfümü pazarlamak için ünlü parfümörlere ve reklam kampanyalarına ciddi rakamlar ödüyor. Bu da haliyle parfümün fiyatını belirleyen unsurlar arasına katılıyor. En pahalı parfümler genelde en seçkin moda markalarından geliyor. Minik bir şişe parfüm özel olarak tasarlandığı zaman, sadece parfüm için para ödemiyorsunuz. Parfümün içeriğine, parfümü satan mağazaya, markayı yapan firmaya, reklamcılara hatta reklamda görünen modele bile para ödüyorsunuz aslında.


La Deesse Kurucu Ortağı Gamze Ulucan

Ustalık önce gelir
Gamze Ulucan, parfümü asıl değerli kılan unsurun kreatif sürecin başındaki parfümörün mahareti olduğunu söylüyor. “Çünkü parfümün içerisine konulan yüzlerce hammaddenin bir araya gelerek, beğenerek kullandığımız bir karışım haline gelmesi ustalık gerektiriyor. Parfüm üzerinde başarıyla çalışan kişi sayısı dünyada 200’ü geçmiyor. Parfümörün istediği sonuca ulaşmak için çok değerli hammaddeler kullanması gerekebiliyor. Hammaddenin değerli olmasındaki etkenlerden en baştakileri bitki, odun, çiçek, kök ve benzerlerinin esanslarının çıkarılmasındaki işçilik ve bu maddelerin az bulunur olması.”

Bulgaristan’daki Gül Vadisi, dünyadaki gül yağının yüzde 70’ini üretiyor. Her çiçeğin tek tek kesilmesi gerekiyor ve güller hemen bir damıtma tesisine alınıyor.



İçerikleri değerli kılan ne?

Misk: Büyük olasılıkla tüm parfüm içeriklerinin en güçlüsü ve pahalısı. Tüm parfümlerin yüzde 90’ında bulunuyor. Misk, Asya’nın yüksek dağlarında yaşayan misk geyiğinin erkeğinin karın derisi ile cinsel organı arasındaki bir bezden elde ediliyor. Aslında misk Sanskritçe yani antik Hintçe’de testis anlamına geliyor. Misk geyiği soyu tükenmekte olan hayvanlar sıralamasına girdiği ve misk yağı, elde edilmesi çok pahalı bir madde olduğu için laboratuvarlarda sentetik olarak da üretiliyor. Çok iyi bir sabitleyici ve son derece uzun ömürlü.

Amber: Burada sözü edilen, yaygın olarak yanlış bilindiğinin aksine bir çam türü olan pinus succinifera’nın fosilleşmiş reçinesi yani kehribar değil. Koku piyasasında kullanılan amber, sperm balinası ya da kaşalot denilen büyük balinanın (physeter macrocephalus) sindirim sisteminde üretilen ve denize bıraktığı salgının toplanmasıyla ya da laboratuvarlarda sentetik olarak üretilmesiyle elde ediliyor. Bu balinalar sığ denizlere girmedikleri için amberin elde edilmesi hayli zor. Amber, eşsiz kokusunun yanı sıra bir kokunun kalıcılığını artırmak için sabitleyici olarak da kullanılıyor.

Öd ağacı (Oud): Güneydoğu Asya ve Güney Amerika’da bulunan Agarwood ağacının küfünün oluşturduğu bir reçine ki dünyanın en pahalı reçineleri arasında. Bu reçinenin elde edilmesi çok zor, çünkü içinde saklı olduğu ahşaptan çıkarılması son derece titizlik ve dikkat gerektiriyor. Öd ağacı hammaddesine, ağacın bir çeşit hastalığa yakalandıktan sonra oluşan katmanlarının elle tek tek soyulması ve esansının çıkarılmasıyla ulaşılıyor. Bu işçilik öd hammaddesini oldukça pahalı kılıyor. Bu nedenle dünyanın en pahalı yağlarından biri.

Orris: Londra’daki Les Senteurs mağazasının parfüm arşivcisi olan James Craven, dünyadaki en pahalı üç parfüm bileşeninden biri olarak orrisi seçti. Tatlı iris denilen bir tür süsen çiçeğinin kökü olan saf orris, parfüm yapımında en değerli ve pahalı maddelerden biri olarak kabul ediliyor. Menekşeye benzer bir kokuya sahip olan bu kökler toplandıktan sonra kurumaya bırakılıyor. Tıpkı şarap gibi bir bağbozumu ritüeli var. Kökler 3-5 yıl kadar olgunlaşması için bekletiliyor. Tüm süreç altı yılı bulabiliyor ve bir ton kök, kokuyu elde etmek için gereken yaklaşık iki kilo esansiyel yağı üretiyor. Bu birim neredeyse altın fiyatının dört katı.

Yasemin: Yasemin ve sentetik versiyonu, tüm kadın parfümlerinin yüzde 80’inden fazlasında kullanılıyor. Yasemin çiçekleri inanılmaz derecede kırılgan ve yaprakların çürümemesi için hemen toplanıp özel sepetlere yerleştirilmesi gerekiyor. Çok yoğun olduğu için yağların en önemlisi olarak nitelendiriliyor ve kokuları kullanmak için gereken mutlak yağın 1/25’ini elde etmek için 8 bin yasemin çiçeği gerekiyor; yani lavanta yağının fiyatıyla karşılaştırıldığında neredeyse beş katı.

Bulgar gülü: Yasemin gibi, çoğu kokuda gül yağı bulunuyor. Bir pound yani 0.45 kilo yağ üretmek için 2 bin pound yasemin yağı gerekirken gül yağının bir poundunu damıtmak için 10 bin pound gül yaprağı gerekiyor. Bulgaristan’daki Gül Vadisi, dünyadaki gül yağının yüzde 70’ini üretiyor. Bu vadide toplama mevsimi 300 yıldan daha eski ve çok kısa. İşçiler mayıs ayından haziran ayına kadarki sürede güneş doğmadan önce gülleri toplamak zorunda. Ayrıca her çiçeğin ayrı ayrı kesilmesi gerekiyor. Toplanan güller hemen bir damıtma tesisine alınıyor.



Her biri mücevher değerinde
Parfüm markalarının kullandığı bir diğer strateji de, ürünlerini kaliteli bir şarap veya sanat gibi pazarlamak. Piyasaya sadece sınırlı miktarda şişe sürüyorlar ve bunlar da astronomik fiyatlara sahip. Öyle ki parfüm dünyasının tasarımlarıyla adından söz ettiren şişeleri adeta bir mücevher gibi parlıyor. Örneğin DKNY Golden Delicious, tam 1 milyon dolarlık -yanlış okumuyorsunuz- fiyatıyla rekor kırdı. Takı tasarımcısı Martin Katz’ın imzasını taşıyan parfüm şişesi, 2909 adet sarı elmas, yakut, sarı safir ve pırlantayla süslenmiş. Bu taşların her biri New York şehrinin silüetini oluşturuyor. Clive Christian No.1 Imperial Majesty’nin fiyatı ise ons başına 12.721.89 dolar. Şişesi çok özel, çünkü üretim sürecinde gereken hassasiyet gösterilmezse çok kolay kırılıyor ve üzerinde çalışılması çok zor. Şişenin boynu pırlanta ve 18 ayar altından yapılmış. Yakasında ise bir karat beyaz elmas bulunuyor. Baccarat Les Larmes Sacrees de Thebes, Baccarat kristalinden yapılan şişesiyle 1700 dolar’dan satışa sunuluyor.

En pahalı parfümler tıklayın