Pokemon Go çılgınlığı dünyayı sardı

Tüm dünyayı etkisi altına alan Pokemon Go çılgınlığı için uzmanlar; "Oyun bir araç, onu iyi kullanmak kişiye bağlı" diyor...

Dünyada yeni çılgınlık olarak tanımlanan “Pokemon Go” oyunu, ülkemizde de büyük ilgi görüyor. Oyunun bazı özellikleri nedeniyle ilgi çektiğini ve daha önce çıkan pek çok benzeri gibi bir moda olduğunu söyleyen uzmanlar, “Oyun sonuçta bir araç, onu nasıl kullanacağı kişiye bağlı. Oyunseverler belli bir süre oyuna vakit ayırabilirler ama diğer işlerini ve sosyal aktivitelerini de ihmal etmemeliler” önerisinde bulundu. 

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alptekin Çetin, son günlerde salgın haline dönüşen Pokemon Go oyununun tıpkı daha önce ortaya çıkan oyunlar gibi çok yeni bir moda olduğunu söyledi. 

Pokemon Go çılgınlık mı?
Pokemon Go’nun eğlenceli ve ilginç bir oyun olduğunu belirten Çetin, “Öncelikle “çılgınlık” demek uygun olmayacaktır, o zaman bu oyunu oynayan kişilere de çılgın demiş oluyoruz. Moda demek daha uygun. Şu anda Pokemon GO modası var, muhtemel bir süre daha devam edecek. Tıpkı bir zamanlar Tamaguchi (sanal bebek) modasının var olması gibi. Eğlenceli bir oyun, ilginç bir fikir, gündelik hayatımızda elimizden düşürmediğimiz cep telefonunu kullanan bir uygulama. Hepsi bir araya gelince, medya da bu rüzgârı arttırınca bu aralar daha sık görüyoruz.” diye konuştu.

Bağımlılık demek için henüz erken
Yrd. Doç. Dr. Çetin, büyük ilgi gören oyuna gösterilen ilgi için “bağımlılık” nitelemesi yapılmasının henüz erken olduğunu belirterek, “ Bağımlılık tanımını yapabilmek için kişinin bu oyunla gündelik hayatında ne kadar ilgilendiğine, oyuna ayırdığı vaktin diğer sorumluluklarını ne kadar engellediğine bakmak gerekir. Oyundan saatlerce başını kaldırmayan kişiler, bir iki hafta sonra “sıkılarak” gündelik rutinlerine dönebilirler. Gözlem gerekecektir” dedi.

Dünyada daha önce bu duruma benzer incelenmiş başka örnekler de olduğunu belirten Çetin, “En çok bilinen örneği bir bilgisayar oyunu olan World of Warcraft (WoW). Bu bilgisayar oyunu da bir dönem Türkiye nüfusundan daha fazla aktif kullanıcıya sahipti, bazı kişiler saatlerce bu oyunu oynuyordu. Oyunu oynayan her kişi bağımlı olmadı ama etkilenen kişiler de oldu” şeklinde konuştu.

Nostalji hissi etkili olabilir
“Oyunun bu kadar hızla yayılmasının nedeni, 90’lı yıllarda popüler kültürün önemli bir parçası olan Pokemon fikri-mülkünün devamı olması” diyen Çetin, “O yıllarda çocukluk ya da ergenlik döneminde olan bu günün gençleri ya da yetişkinleri dahi bu oyunu cep telefonlarına indirip oynuyorlar. Çocukluk çağlarına ait “ortak bir anı” üzerinde karşılıklı oyun oynamak, bu konu üzerinde konuşmak bir çeşit “nostalji” hissi de oluşturuyor olabilir. Günümüz gençleri ve çocuklarıysa aslında halen popüler olmayı farklı bilgisayar ve el konsolu oyunlarıyla devam ettiren “Pokemon” la tanışmış oldular.” diye konuştu.

Masa başından kaldıran farklı bir oyun
Bu tip “mobil” oyunların bu düzeyde rağbet görmesinin pek çok farklı sebebi olabileceğini belirten Çetin, şunları söyledi:

“İlk olarak cep telefonlarıyla bu oyunları günün her anında istediğiniz yer ve zamanda oynayabilir hale geliyorsunuz. Masaüstü bir bilgisayara ya da bir oyun konsoluna ihtiyaç duymuyorsunuz. Oyun aynı zamanda “araştırma”, “keşfetme” gibi aktiviteleri ön plana çıkarıyor. Yani oyunu oynayabilmek için evin dışına çıkıp yürümelisiniz. Bu da yıllardır oyun oynayan kişilerin çok aşina olmadıkları, onları masa başından kaldıran farklı bir durum. Diğer bir sebep de oyunun ücretsiz olarak piyasaya sürülmüş olması. Oyuncular telefonlarına uygulamayı ücretsiz olarak indirebiliyorlar.

Sosyalleşme aracı olabilir
Bir oyunu sosyalleşme aracı olarak da kullanabilirsiniz, asosyalleşme aracı olarak da. Bu kişinin içinde bulunduğu toplumdan, arkadaş çevresine, gündelik hayatındaki diğer sorumluluklardan yaşına kadar pek çok faktörden etkilenir. Sosyalleşme platformu olarak cep telefonunu seçiyorsanız, bu temelde çok da sağlıklı bir sosyalleşme yolu değildir. Ama arkadaş çevresinde konuşmak için yeni bir konu, yeni bir ortak nokta olarak bu oyunu kullanıyorsanız Pokemon Go bir sosyalleşme aracı da olabilir.”

Oyun bir araç, onu iyi kullanmak kişiye bağlı
Oyunun olumlu ve olumsuz taraflarının kişiye göre değişebileceğini belirten Yrd. Doç. Dr. Çetin, oynayanlara da bazı tavsiyelerde bulundu:

“Pokemon Go’yu oynamak için evinizin dışına çıkmalı ve yürümelisiniz. Oyunun temel mekaniği bu çünkü Pokemonlar sokaklarda, bahçelerde. Sağlıklı yaşam için önemli bir uğraşı olabilir bu yürüyüşler. Ama başınızı cep telefonunuzdan kaldırmaz ve çevrenize bakmazsanız bu yürüyüş çok da sağlıklı olamayabilir, kazalara da neden olabilir. Aynı oyunu oynayan kişilerle tanışmak mümkün. Belki yeni arkadaşlıklar kurmak da. Sürekli bu oyunu oynayarak çevrenizdeki arkadaşlarınızla iletişiminizi de bozabilirsiniz, kaybedebilirsiniz. Yani oyun sonuçta bir araç, onu iyi kullanmak kişiye bağlı. Oyunu oynarken esas amaç eğlenmek, keyifli vakit geçirmek. Gündelik programlarına oyunu dâhil etmek, belli bir süre oyuna vakit ayırmak, sonrasında diğer sosyal aktivitelerini de ihmal etmemelerini önerebilirim. Arada başlarını cep telefonlarından kaldırıp çevrelerine baksınlar. Hayat cep telefonu ekranının dışında da devam ediyor”