'Aşkta hep karşıma korkaklar çıktı'

Gerçek bir star o. Yetenekli, güzel, başarılı, akıllı. Adı gibi her yaptığı iş hadise oluyor, her söylediği şarkı dillerde dolaşıyor. Ağustos ayında çıkardığı yeni albümü ‘Tavsiye’yi müzikseverlerle buluşturan Hadise, hem magazin dünyasına hem de aşka dair son derece cesur cümleler kurdu.
Röportaj: Nuriye Kırma/Hafta Sonu
Fotoğraflar: Emre Ünal
Styling: Derya Açıkgöz

Hadise ile jüri koltuğunda oturduğu ‘O Ses Türkiye’ çekimlerinde buluştuk. Yeni albümü, festival turnesi, reklam projesi ve yarışma programı derken, yorgun düşen bedeni nezle olmuştu fakat o işine duyduğu saygıdan dolayı ilaçlarla ayakta durmaya çalışıyordu. Her zamanki güzelliği, mütevazılığı ve sempatikliğiyle karşıladı bizi. Ekranın ve şöhretin değiştiremediği nadir insanlardan biri o. ‘O Ses Türkiye’de Murat Boz’la üç sezon geçiren Hadise’ye, Boz’un ayrılışını hatırlattığımda “Murat’ımı çok özlüyorum” dedi ancak yeni jüri üyeleriyle de arasının son derece iyi olduğunu ekledi. Kariyerinde her şey yolunda giden başarılı şarkıcı, aşk konusunda ise dertli... 

Yeni albüm ‘Tavsiye’, ağustosta dinleyicilerle buluştu. Ne tavsiye ediyorsunuz bu albümle dinleyicilere? Albümün mesajı ne?
Biz albüm çıkar çıkmaz röportajlarımızı yapacaktık ve bu kadar gecikmeyecekti buluşmamız ama festival turnesi araya girdi. Bir de benim ayağım sakatlandı. Çok tuhaf bir dönem geçirdim. Ayağımda tendonlarda stres kırığı yaşadım. Bunun için de dinlenmem gerekiyordu. Festivalden önce yedi günlüğüne bir yere kaçıp, sadece yattım. Ciddi bir rahatsızlıktı. Ama her şeyde bir hayır vardır. Demek ki doğru zaman bu zamanmış. Şimdi her şey geçti, bitti ve albümüme konsantre olmuş durumdayım. Güzel bir iş oldu. ‘Tavsiye’de bir ses sanatçısı olarak kendimi çok geliştirdiğimi hissediyorum. Seçtiğim şarkılarda kendi kalbimin sesini dinledim. Onaylamadığım şarkıyı okumadım. Albümdeki şarkılar, biraz daha kadınların gücünü dile getiriyor, erkekler lütfen kızmasın (gülüyor). Yani albümdeki vermek istediğim mesaj şu; bıraktığın, sildiğin kişiyi bırak gitsin. Geriye dönme. Sen hayatına devam et. Arkaya değil önüne bak. Kendi hayatımda da bunu öğrendim. Birisi hayatımdan çıkarsa çıksın. O benim hayatıma girmeden önce ben zaten mutluydum, çıktıysa da bir sebeple çıkmıştır. Arkama değil, önüme bakıyorum. Güçlü durmayı seviyorum.

Evet, sizin genelde duruşunuz ve söylemleriniz hep bu yönde.
Evet. Aslına bakarsan, medyada da kadına yönelik, kadını güçsüzleştirmeye yönelik bir şiddet uygulanıyor. Bir erkek sanatçının klibinde giydiği kıyafetin eleştirildiğini ben görmüyorum, sahnede söylediği sözler yüzünden, dikkat çekip günlerce konuşulduğunu görmüyorum, bir kadın arkadaşıyla dışarıda yemek yediğinde, kadın sanatçılarda olduğu kadar tartışılıp dillendirildiğini görmüyorum. Hep kadınların üzerine yükleniliyor. Detone oldu, kilo aldı, dans edemedi, sevgilisi terk etti... Kadınlara yönelik hep bu tür saçmalıklar var. Kadının adını çıkarıyorlar. Bu çok kötü. Psikolojik olarak resmen taşlıyorlar. Oysa ben kadın-erkek eşitliğine inanıyorum. Çünkü böyle yetiştirildim. Benim annemle babam ayrı ama her ikisi de bana bunu öğretti. Bir de kadınların birbirine yönelik uyguladığı şiddet var ki, en acısı da o. Kadın kadının kuyusunu kazıyor. Kadın, kadını çekemiyor. Zaten benim en dikkat ettiğim konu bu, asla polemiklere ve laf atmalara cevap vermiyorum. İstemiyorum. Birbirine laf atmak da bir şiddet türü. Gereken cevabımı hep sanatımla veriyorum. Biz kadınlar olarak önce buna dikkat edelim.

Doğru söylüyorsunuz ama genelde bir taraf, bu laf atışmalarında sessiz kaldığında verecek cevabı yok da, konuşan taraf haklıymış gibi bir algı oluşabiliyor. Siz de karşı taraf kadın olduğu için sustuğunuzu söylüyorsunuz. Keşke herkes böyle yapabilse...
Evet, kesinlikle böyle olmalı. Annem tüm kariyerim boyunca bana yapılan hakaretlerde, saldırılarda, laf atmalarda hep sessiz kalmamı ve Allah’a havale etmemi söyledi. Bu konuda altyapı önemli. Benim sadece annem değil, basın danışmanlarım, ekibim, kardeşlerim herkes böyle yapmam gerektiğini söylüyor. Benim etrafımda beni koruyan insanlar var. Çok şükür ki varlar.

Peki albümün hazırlık sürecinde neler yaşadınız? Prodüktörlüğünü ablanız Hülya Açıkgöz’le birlikte yapmışsınız. Ablanızın da müzik kulağı iyi midir?
Evet, albümün yapımcısı ben ve ablam. Bu çok büyük bir tecrübeydi. Sanatçı olmanın kreatif tarafı kadar, bir de business tarafı var. Bu yapımcılıkla beraber bu tarafını da keşfettim. Ablam hep son kararı bana bırakıyor. Yapımcılık sadece şarkı seçmek değil, işin mutfağı çok karışık. İnsanlarla olan ilişkin çok önemli. Bir albüm yaparken, hiç kimseyi kırmadan güzel bir şeye ulaşmak istiyorum. Onun parasını ödeme, bunun kalbini kır gibi şeylerden hiç hoşlanmıyorum. Herkes maddi ve manevi emeğinin karşılığını, hakkını alsın istiyorum.

Teknik olarak albümde ne gibi yenilikler var?
Bu albümde, tekrara girmek istemedim. Bir ‘Aşk Kaç Beden Giyer’ veya ‘Deli Oğlan’ yok bu albümde. Hadise tarzında çok tempolu şarkılar var ama iki tane de slow parçam var. Onlar da ters köşe oldu ve çok da iyi oldu.

Bir şarkı tamamlandıktan sonra onaylattığınız ya da fikrini sorduğunuz birisi var mı?
Nedense ben çok onay beklemiyorum. Genelde kendi iç sesime güveniyorum ve bu şekilde karar veriyorum. İskender Paydaş bu albümün süpervizörüydü. Onun kulağına çok güvenirim, yıllardır bu işin içinde en iyilerinden biri. Ortak, beraberce karar veriyoruz benim takıldığım noktalarda.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.