“Yılmam ve arkama hiç bakmam”

“Yılmam ve arkama hiç bakmam”

Hayat kimse için kolay değil. Ebru Şallı da her realist gibi bunun farkında. Ama diğer yandan “Ben savaşçı bir kişiliğim. Yılmam ve arkama hiç bakmam” diyecek kadar da cesur. Şu sıralar cesur olduğu bir konu daha var; Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek kadınlara hizmet veren sağlık ve güzellik mağazaları açıyor.

Röportaj: Filiz Şeref
Fotoğraf: Serhat Hayri
Styling: Rutkay Öziş
Saç: Akın Ünal
Makyaj: Fesi Altun


Farklı bir ekran yüzü olduğunu kim inkar edebilir! Her iki anlamda da. Evet, oldukça kendine has bir ‘model’. Modellik ve mankenlik geçmişinin ötesinde Türkiye’ye pilatesi sevdiren, oyunculuk kısmını teğet geçen, kendi yaşam şeklini insanlara sunup paylaşan, şu sıralar çıkardığı Ebru markasıyla bizi yepyeni sağlık ve güzellik ürünleriyle tanıştırmaya hazırlanan, üstelik bir yandan da Türkiye omurilik felçlilerine yıllardır pilates yaptıran bir kadın var karşımızda! O zayıf fiziğinin ardında oldukça güçlü bir kadın olduğu da aşikar.

Doğanın ortasına öylece düştüğümüz o gün Ebru Şallı çok tatlı gülümsemesi, genç kızlara taş çıkartacak fiziği, yerden epey yüksek müthiş enerjisi ile yanımıza yaklaşırken, olacakları önceden öngörmemek mümkün değildi. Mutlu bir kadın olmasının sırrını çözmek hiç zor olmadı; herkesin birbirinden nefret etmeye başladığı şu günlerde mutluluğu sevgiyle bağlantılı kılıyor. “İnsanı, doğayı, hayvanı sevince hayatın tadına doyum olmuyor. Bence mutluluğun kilit noktası paylaşmak. Hayatta her şeyi paylaşacaksın, o zaman bak mucizeler nasıl kapını çalıyor” diyor.

Mucize mi dedi biri! Her zaman inanmak gerekiyor değil mi? İşte göl kenarında bir film setindeymiş gibi hissettiğimiz o gün, onun bu bakış açısını da cebimize koyup hayatın mutlu yanlarına ve işimize odaklandık sadece. Magazini, olumsuz düşünceleri, negatifliği suya atıp huzurlu bir gün geçirdik... Kendisinin de dediği gibi ismini çok güzel yerlerde göreceğimize biz inandık. Ne de olsa inanmak başarmanın yarısıydı değil mi?



Son yıllarda ünlü olan isimleri aklımızda nedense hiç tutamıyoruz, sosyal medyada binlerce hatta milyonlarca takipçisi olanları bir kısmımız hiç tanımıyoruz bile; ama Ebru Şallı ismi genç, yaşlı hepimizin fazlasıyla aşina olduğu bir isim. İlk ünlü olduğunuz zamanlardan bu yana izlediğiniz yol, sizce nasıl bir yoldu?
Çok zaman oldu tabii; 23 yıl! 1995 yılında Türkiye Güzeli olmamla birlikte modellik ve televizyon hayatım başladı. 17 yaşından bu yana hep çalıştım. Spor hep hayatımda vardı ama pilates eğitmeni olmak beni 14 yıl önce çok başka bir yere taşıdı.

Şu anda yolun neresinde olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Sağlıklı yaşam, besinlere olan ilgim hep vardı. Esasında çok araştırmacı bir çocuktum. Kütüphanelerden çıkmazdım. ‘Bu çocuk, doktor olacak’ derlerdi hep. Seçtiğim yoldan çok mutluyum. Doktor olmadım ama pilates eğitmeni olup Türkiye’ye pilatesi tanıttım ve yıllardır insanlara mutfaklarında sağlıklı yemek nasıl yapılır onu öğrettim. Çok gönül verdim bu işe. Yıllarca canlı yayında pilates öğretip yemek tarifleri verdim. Ayrıca 10 DVD hazırladım, ciddi satış rekorları kırdık ve tabii ki sağlıklı yemek kitapları da yazdım; toplamda beş kitap yazdım.

Kendinizi model, manken ya da oyuncudan daha çok sağlıklı yaşam ya da pilates uzmanı olarak mı anıyorsunuz bugün?
Ben tabii son 14 yıldır çok ürün ürettim, sağlıklı yaşam adına. Pilates eğitmeni olduktan sonra avokadolu krem şampuan ürünleri çıkardım, DVD’lerim, kitaplarım var, ayrıca son dört yıldır kadınlar için pilates ve fitness spor kıyafetleri tasarlıyorum. Pilates malzemeleri, top, lastik gibi birçok dalda ürünler ürettim ve insanlara sunuyorum. Sonunda tüm yapmış olduğum bu ürünleri aynı çatı altında toplayıp mağazalaşmak, Ebru markasını oluşturup daha da büyümek adına çok iyi bir teklif aldım. Yatırım şirketi bana ulaştı. Türkiye adına çok gurur verici bir işi gururla imzaladım ve Ebru oluştu. Türkiye’de bir ilk bu; kadınlara hizmet veren sağlık ve güzellik mağazaları açıyoruz.



Nasıl bir ilk bu; Ebru mağazasında neler bulacağız?
Esasında sağlık ve güzellik adına her şeyi diyebiliriz. Pilates DVD’leri, kitaplarım, detoks ve özel ürettiğim çaylar, pilates malzemeleri, avokadolu özel doğal şampuan ve vücut bakım kremleri gibi birçok ürün. Daha çok ürün geliyor ama sürpriz olsun.

Hiç hayatın zor olduğunu düşündüğünüz zamanlar oldu mu?
Hiç kolay değil ama ben savaşçı bir kişiliğim. Yılmam ve arkama hiç bakmam.

Hayatla nasıl bir alışverişiniz olduğunu düşünüyorsunuz?
Hayat akıp gidiyor alışveriş yok ki, bence akıştayız.

Olaylar ve yaşananlar karşısında sonuçta büyük resme bakanlardan mısınız, büyük resmi oluşturan detaylara takılanlardan mı?
Hiç takılmam inanın, önüne bakmayı sevenlerdenim.

Pişmanlık kelimesi ya da keşke kelimesi sizin sözlüğünüzde yer alıyor mu?
Pişmanlığım ve keşkem yok diyebilirim.

Her ünlünün olduğu gibi sizin de hakkınızda pek çok haber okuyoruz. Siz olumsuz haberlere karşı nasıl bir duruş belirlediniz kendinize? Ne kadar etkileniyor, psikolojinize nasıl bir set çekiyorsunuz?
Bunun için ciddi ve sağlam bir psikoloji gerekiyor ama ben bu durumu iyi yönettiğimi düşünüyorum. Belki de çok küçük yaştan itibaren tanınıyor olmamla ilgili olabilir.

Çocuklarınızın hayatınızı ve sizi en çok hangi yönde geliştirdiğini düşünüyorsunuz?
O kadar çok şey öğreniyorum ki onlardan. Ben de onlarla yaş alıp büyüyorum. Çocukları çok seviyorum. Hele hele bir de insanın kendinin çocuk sahibi olması muhteşem eşsiz bir duygu. Büyük meşakkat istiyor. Ben sabırlı ve şefkatli bir anneyim. Onlarla arkadaş gibiyim. Çok sevgi doluyuz, en önemlisi bu bence.



Günde kaç saat spor yapıyorsunuz?
Maksimum bir saat ama beni günde beş saat spor yapıyor sanıyorlar. Öyle bir vaktim inanın yok, iki erkek çocuğu büyütüyorum ve dünya kadar işim var. İmkansız bu, böyle bir lüksüm inanın yok.

Mutluluk sizce ne ile bağlantılı?
Mutluluk bence sevgiyle bağlantılı. İnsanı, doğayı, en değerlisi hayvanı sevince hayatın tadına doyum olmuyor. Bence mutluluğun kilit noktası paylaşmak. Hayattan her şeyi paylaşacaksın, o zaman bak mucizeler nasıl kapını çalıyor.

Peki ya aşk? En basit tanımıyla sizin için nedir?
Aşk engel tanımaz. Çok emek ister, fedakarlık ister ama heyecanı çok büyük bir duygu.

Yıllar geçtikçe aşkın gözünün hala kör olduğunu düşünüyor musunuz?
Yok yaaa; aşk engel tanımaz. Hayatın motivasyonu.

Sevgi tanımınız yıllar içinde ne şekilde evrildi?
Sevgi mi? Bence çok yoksunuz. Neredeyse kimse kimseyi sevmiyor, benim gördüğüm bu. Neden bilmiyorum. Halbuki hayat o kadar rengarenk ve güzel ki! Güzellikleri yaşamak için güzel görmek gerek.

Yıllar ilerliyor, artık neredeyse sadece ünlüler değil, ev kadınları da dahil bütün kadınlar estetik yaptırır oldu. Siz estetik konusunda ne düşünüyorsunuz?
Herkes yaptırıyor, yaptırabilir de, estetiğe karşı değilim ama fazlası bence çok travmatik görüntülere neden olabiliyor.