50 yaş ve üzeri için uzmanların tavsiye ettiği 5 önemli ipucu

50 yaş ve üzeri için cilt bakımı nasıl olmalı?


Her şeyden önce kimsenin her doğum gününde yeni bir cilt bakımı rutini için para harcamasını beklemiyoruz. Markalar bunu yapmamızı istese de cildimiz bizden aynı seyirde devam etmemizi istiyor. 

Gerçek şu ki gençken cildimizi ihmal ederiz bu da yaşlanınca bununla uğraşmamıza neden olur. Hayatta birçok şeyde olduğu gibi cilt bakımında da en önemli şey korunmak. Bizi yanlış anlamanızı istemeyiz. Yaşlanmak çok doğal bir süreç ama hayat şekli bunun ne denli olacağı konusunda belirleyici etkene sahip.

  50’lerimize girdiğimiz andan itibaren vücudumuz doğal olarak yaşlanma sürecine girer. Dünyada ortalama yaşam süresi artışta olduğu için de kadın popülasyonunun büyük bir kısmı hayatlarını östrojen eksikliğiyle geçiriyor. Östrojen deri konusunda önemli bir role sahip ve bu yüzden de kuruluk ve kırışıklık gibi sorunları yaşamak çok olağan diyor Doktor Anjali Mahto.

Bu yüzden de 50’li yaşlar cilt bakımı rutinimizi gözden geçirmek için doğru bir zaman. Sevdiğimiz içerikleri ve ürünleri kullanmaya devam ederken uzmanların da daha iyi bir cilt için verdikleri tavsiyeleri de es geçmemek gerek.

  • Nemlendirmeyi arttırmak

Kırışıklıklar şüphesiz en önemli görsel etken yaşlanma sürecinde ama bütün sorunların kökü aslında kuruluk. Cildin toleransı düşüyor bu yüzden de cildin koruma kalkanı etkisini kaybediyor sonuç olarak da transepidermal su kaybı oluşuyor. Bunun yanında da sebum ve lipit kaybı yaşıyor.

Tıklayın: Seramid cildi nasıl korur ve neden Seramid içeren ürün kullanmalıyız?

Dolayısıyla da nemlendirici krem ve serumlara büyük görev düşüyor. Cildin doğal sebum oranı azaldığından sebum kaynaklı sorunlar da büyük ölçüde kayboluyor. Cilt bariyerinin güçlenmesi için de cilt daha çok nemlendiriciye ihtiyaç duyuyor. Seramidler, peptitler, hyalüronik asit ve gliserin bu duruma en büyük yardımcı haline geliyor diyor cilt doktoru Maryam Zamani.

Tıklayın: Hyalüronik asit nedir, ne işe yarar?

  • Retinol büyük fark yaratacak

Daha önce söyledik ve yineleyeceğiz. Retinol yaşlanma karşıtlığı kanıtlanmış birkaç içerikten biri olduğundan kırışıklıkların azalmasında da etkili. Retinol kullanımı cildin yenilenmesine yardımcı olur. Retinol aynı zamanda cilt tonunu iyileştirirken kolajen üretimini de arttırır diyor Zamani.

Eğer hali hazırda Retinol kullanıyorsanız bunu devam ettirmek önemli. Zamani’ye göre retinol kullanmak istiyorsanız şimdi tam zamanı, tabi yavaş yavaş başlayarak. Retinol içerikli ürünlerle haşır neşir değilseniz düşük seviyeden başlamak her zaman daha iyi olacaktır, ta ki cildiniz alışana kadar. Daha sonrasında yavaş yavaş arttırarak da devam edebilirsiniz.

  • Eksfoliasyondan vazgeçme vakti

Hayatımız boyunca uzmanlar tarafından genç ve parlak bir cilde sahip olmak için eksfoliasyon yapmamız konusunda uyarıldık. Ama eğer 50’lerinize geldiyseniz bunu yapmayı bırakma vakti gelmiştir. Östrojen yara iyileşmesi konusunda önemli bir role sahip. Menopoz sonrası östrojenin azalmasıyla iyileşme süreci daha uzun bir süre almaya başlar diyor Doktor Mehto. Peki bu ne demek? Eksfoliasyon sonrası cildin iyileşmesi daha uzun zaman alır. Çünkü cilt daha çok kurulaşır ve kendini yenileyemez bu yüzden de eksfoliasyon etkisiz bir duruma gelir. Bir çok insanın yaş ile cildinin kuruması sorunu da cildin toleransının salisilik asit gibi içeriklere azalmasından kaynaklanır. Bu yüzden de kaçınılması gerektiğini söylüyor Doktor Mehto.

Tıklayın: Uzmandan her yaş grubuna ayrı cilt bakım tavsiyeleri

 
 
 
 
 
View this post on Instagram
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

A post shared by Caroline Labouchere (@carolinelabouchere)

  • SPF her zamankinden daha önemli

Güneş koruyucular (SPF) her zaman yaşlanma karşıtı olarak satılmaya çalışılır. Yaşlandığımızda bile SPF kullanımı zorunludur halbuki. Biriken UV radyasyonu ciltteki elastin liflerine zarar verir. Bunun sonucunda da cilt sarkar ve eski sıkılığına geri dönemez. Kırışıklıkların yanı sıra 50’li yaşlarda SPF kullanımı oluşabilecek daha birçok cilt sorununu da yardımcı olur. Rosacea genellikle kadınlarda görülür ve özellikle menopoz sırasında çok yaygındır. Kızarıklığa, ciltte hassasiyete ve genişleyen damarlara neden olur diyor Doktor Mahto. SPF kullanımı da bu etkilerin azalmasında yardımcı olur.

SPF’i sakın unutmayın. Cilt hasarlarının yüzde 70’i UV ışınlarından kaynaklı diyor Doktor Zamani. Menopoz sonrası cildin doğal koruma mekanizması aşevini yerine getirmediği için cilt bakımında UV koruması çok önemli bir yere sahip.

  • Köpürtücü ürünleri geride bırakın

Kuruluğa neden olabilecek ve cilt hassasiyetini artıracak en önemli ürünlerden biri köpürtücü ürünler. Temizleme balmları veya temizleyici kremler kullanılabilir eğer ki bir de cildiniz hassas veya kızarmaya meyilli ise. Cilt kolajen üretimini arttıracak içeriklere ihtiyaç duyar diyor Doktor Mahto.

İlginizi Çekebilir: